CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye rahat bir nefes alacak Politika

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Türkiye rahat bir nefes alacak

Türkiye 16 Nisan’daki anayasa değişikliği referandumuna hazırlanıyor. Siyasi partiler uygulayacakları yol haritasını belirlerken elbette en başta siyasi parti genel başkanlarının gündemi nasıl değerlendirdikleri merak konusu. Bu süreçte şüphesiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin üstleneceği rol tartışmasız çok önemliBiz de referandum sıcaklığının hemen öncesinde merak ettiklerimizi ve süreçte izlenecek yol haritasının mahiyetini referanduma 40 gün kala CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sorduk. 

“CHP, DÜNYANIN EN BÜYÜK SOSYAL DEMOKRAT PARTİLERİNDEN BİRİ”

GazeteBilkent: Sayın Kılıçdaroğlu, öncelikle bu kadar yoğunluğun arasında röportaj talebimizi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederiz. Gündeme dair sorulardan önce, size CHP’nin sosyal demokrat vizyonunu sormak istiyoruz. Bir yazınızda CHP’yi “İslam Coğrafyasının öncü sosyal demokrat partisi olarak tanımlamışsınız, bu konuda bize neler söylemek istersiniz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Cumhuriyet Halk Partisi, dünyanın en köklü partilerinden biri. 97 yıllık bir geçmişimiz var. Yaklaşık bir yüzyıl ayakta kalabilen dünyada pek fazla parti yok. CHP bunu güçlü değerlerine ve her zaman çağdaş kalabilmeyi başaran, genç anlayışına borçlu. Üstelik CHP 1 milyonun üzerindeki üyesiyle dünyanın en büyük sosyal demokrat hareketlerinden biri olmayı da başarıyor. Bu yönleriyle CHP, İslam coğrafyasında bulunan sosyal demokrat hareketlerin de öncüsü. Bunun yüklediği sorumluluğu da en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Bölgemizde her zaman karşılıklı saygı ve barıştan yana olan tutumumuzla ortadoğu bölgesinin kendi dinamikleriyle demokratikleşmesi için gereken atmosferin oluşmasına katkı sağlıyoruz. 

“CEPHE GİBİ MİLİTARİST BİR NİTELENDİRME YAPMAK DOĞRU DEĞİL”

GazeteBilkent:  Referandum sürecinde partiniz hayır cephesinin lideri mi?

Kemal Kılıçdaroğlu: Öncelikle “cephe” gibi militarist bir nitelendirme yapmak doğru değil. Ve biz sürece bir parti meselesi olarak bakmıyoruz. Milletimiz, iki şıktan birini seçecek. Elbette, “Hayır” tercihinde bulunmasını isteriz ancak “Evet” diyenler de elbette başımızın tacıdır. Eğer bu anayasa değişikliği teklifi kabul edilirse Türkiye’de kuvvetler ayrılığı kalmayacak, TBMM gücünü kaybedecek, yargı bağımsızlığı ortadan kalkacak ve neticede Türkiye bilinmez bir maceraya sürüklenecek. Halk oylamasındaki mesele bir parti meselesi veya bir şahıs meselesi değil. Mesele 80 milyonun meselesi. O zaman biz Amasya Tamimi’ndeki ruhla şunu söylüyoruz: “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.”  Bu ülkedeki insanların hakları bir kişinin iki dudağı arasında kalmasın, insanlar hiçbir şeyden korkmadan özgür iradeleriyle yaşasınlar diye biz “Hayır” diyeceğiz. Bu hayırla demokrasimiz güç, ülkemiz itibar kazanacak. Türkiye rahat bir nefes alacak. 

chp-gelecegim-icin-hayir-diyecek_cb155f8

CHP, halk oylaması kampanyasında “Geleceğim için hayır” sloganını, logoda ise kız çocuğu ve güneşi kullanacak.

GazeteBilkent: CHP geçtiğimiz günlerde referandum kampanyasında kullanacağı logoyu belirledi. Buna göre kampanya döneminde “Geleceğim için hayır” sloganıyla birlikte, güneşten oluşan bir logo kullanılacak. Aynı şekilde kampanya görsellerinde küçük bir kız çocuğu yer alıyor. CHP’nin bu tercihlerini nasıl okuyabiliriz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Anneler ve babalar çocukları yanlış bir şey yaptığında “hayır” derler. Örneğin, küçük bir çocuk parmağını prize sokmak ister, annesi “hayır” der. Annelerimizin, babalarımızın tüm hayırları evlatlarının iyiliği, güvenliği içindir. Dolayısıyla bu referandumda da her anne ve babanın çocuklarının gelecek güvencesi açısından “hayır” demesi gerekiyor. Bu nedenle çocuk figürü üzerinden yola çıktık, anne ve babaların çocuklarının geleceklerini düşünmelerini istedik. 

“EMİN OLUN BEN DE BİLMİYORUM”

GazeteBilkent: Kemal Bey, bu küçük kız çocuğunun ismini öğrenebilir miyiz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Emin olun ben de bilmiyorum. (Gülüyor) O aslında bütün annelerin kız çocuğu. Bütün anneler çocuklarının iyi yetişmesini isterler, yemezler yedirirler, giymezler giydirirler. Biz çocuklarımızın önemini vurgulamak için böyle bir modelden yola çıktık. İsterseniz bu kızımıza “demokrasi” adını koyabilirsiniz, nitekim herkesin farklı bir bakışı var.

GazeteBilkent: Bu referandumdan çıkacak bir hayır sonucunun ardından cumhurbaşkanı muhalefet cephesinin arzu ettiği üzere “anayasal sınırlarına” çekilebilecek mi? 

Kemal Kılıçdaroğlu: Cumhurbaşkanının anayasanın kendisine tanıdığı sınırlar içinde çalışmalarını yürütmesini tek başına muhalefetin arzusu olarak nitelendirmek yanlış olur. Bu dediğimiz üzere, anayasal bir zorunluluk. liyle halk oylamasında “Hayır” çıktığı anda milletimiz en açık şekilde herkese anayasal sınırlarına dönme isteğini ifade etmiş olacak. Dolayısıyla halkımız “Hayır” dediği anda az önce de söylediğim gibi Türkiye rahat bir nefes alacak.

“YOĞUN BASKI OLSA DA BEN BU SESSİZLİĞİ KABUL EDEMİYORUM”

GazeteBilkent: Anayasa değişikliği sürecindeki tartışmalarda dikkat çekici bir şekilde hukuk fakültelerini, özellikle anayasa hukuku kürsüsü akademisyenlerinin görüşlerini sınırlı bir şekilde izledik, hukuk fakülteleri bu evrede sönük kaldı. Bu konuda görüşleriniz nelerdir?

Kemal Kılıçdaroğlu: Bu teklif kabul edilirse Türkiye’de kuvvetler ayrılığı kalmıyor. Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ne göre “Kuvvetler ayrılığı olmayan bir toplumda anayasadan bahsedilemez.” Anayasadan bahsedilemeyen bir ülkede hukuktan bahsedilemez. Bu sessizliğin temel nedeni ortaya konulan yoğun baskı olsa da ben bu sessizliği kabul edemiyorum. Hukuk fakülteleri ve hukukçular, hukuk yok edilirken susamazlar. Hukukçuların temel görevi hukuku korumak ve savunmaktır. Bunun bedeli ne olursa olsun hiçbir bedel, hukuku savunmamanın ortaya çıkartacağı zarardan daha büyük değildir. image1

“RAHMETLİ ERBAKAN PARLAMENTER DEMOKRATİK SİSTEMİ SAVUNUYORDU”

GazeteBilkent: Geçtiğimiz hafta SP lideri Karamollaoğlu’nun davetiyle Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anma programına katıldınız ve bir konuşma yaptınız. Konuşmanızda rahmetli Erbakan’ın da parlamenter sistemden yana olduğunu ifade ettiniz. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Rahmetli Erbakan’ın bir konuşmasından alıntı yaparak bunu ifade etmiştim, kendisi parlamenter demokratik sistemi savunuyordu. Kendisi başbakan olarak da Türkiye’ye önemli hizmetler yapmış bir lider. Dolayısıyla bir siyasi liderin ölüm yıldönümünde onu anmak, ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak düşüncelerimizi onun partililerine aktarmak çok önemliydi. Biz çatışmadan yana bir toplum istemiyoruz. Biz aslında böyle bir topluma duyduğumuz özlemi anlatmak için oradaydık.

“ERDOĞAN VE YILDIRIM BÖYLE BİR REFERANDUMU AKILLARINDAN GEÇİRMİYORLAR”

GazeteBilkent: Geçen haftaki CHP grup toplantısında Suriyelilere Türk vatandaşlığı verilmesi ve Türkiye’nin Rakka operasyonuna ilişkin referanduma gidilmesi n
oktasında hükümete çağrı yaptınız. Bu çağrınızın karşılık bulacağını düşünüyor musunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu: O çağrıyı yaptım. Özellikle hükümetin Rakka politikası ve  Suriyelilere Türk vatandaşlığı verilmek istenmesi bağlamında… Ben bu iki konuda referandum yapılabileceğini söyledim, madem millet dediğimiz sevgili yurttaşlarımız doğru karar veriyor ki ben buna yürekten inanıyorum; siyaset kurumu düşündüğü bu iki temel konuda vatandaşın düşüncesini alabilmeli, görüşüne başvurabilmeli. Bu konular hepimizi ilgilendiriyor, şu ana kadar Sayın Erdoğan’ dan da Sayın Yıldırım’dan da olumlu veya olumsuz bir yanıt almadık. Anlaşılıyor ki böyle bir referandumu akıllarından geçirmiyorlar. 

“BİNLERCE İNSANIN DAHİL OLDUĞU BİR DARBE GİRİŞİMİNDEN HÜKÜMETİN HİÇBİR HABERİ OLMAMASI KABUL EDİLEMEZ

GazeteBilkent: Hürriyet’e verdiğiniz bir röportajda 15 Temmuz darbe girişiminin “kontrollü bir darbe girişimi” olduğunu ifade etmişsiniz. Bu ifadeleri bizim için de açar mısınız?

Kemal Kılıçdaroğlu: 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan FETÖ hükümetin eski ortağıdır. Binlerce insanın dâhil olduğu bir girişiminden hükümetin hiçbir haberi olmaması da kabul edilemez. Buna rağmen bu girişimin nasıl hayata geçirebildiği ciddi bir soru işareti olarak önümüzde duruyor. Cumhurbaşkanı’nın bu girişimi “Allah’ın bir lütfu” olarak tanımladığını da hatırlıyoruz. 20 Temmuz’da Cumhurbaşkanı’nın neden bu girişimi bu şekilde tanımladığını hepimiz gördük. Bu tarihte OHAL ilan edildi, 20 Temmuz’dan sonra 12 Eylül’de bile örneği olmayan bir baskı ve haksızlık ortamı yaşandı. 15 Temmuz’da roketlerle vurulan TBMM, 20 Temmuz’dan sonra devre dışı bırakıldı. Darbecilerin yok etmek istediği anayasa askıya alındı. Gençler çok akıllıdır. 20 Temmuz ve sonrasına bakarak 15 Temmuz’un nasıl olabildiği hakkında kendi vicdanlarıyla karar verecektir.

GazeteBilkent: Son olarak, bu vesileyle biz gençlere CHP Genel Başkanı olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı? 

Kemal Kılıçdaroğlu: Gazeteniz aracılığıyla bütün üniversite öğrencilerine şu çağrıyı yapmak isterim, 16 Nisan’da mutlaka sandığa gidiniz, Türkiye’nin geleceğini oyluyoruz, Türkiye’de demokrasiyi oyluyoruz. Dolayısıyla gençlerimiz gelecekte ‘bu ülkede demokrasiyi yok eden bir düzenleme geldi ve ben gittim “hayır” oyu kullandım’ diyerek onurlu bir anıyı çocuklarıyla paylaşabilirler. Gençler böyle bir felaket yaşamayalım istiyorlarsa hayır diyecekler, kendi geleceklerini korumuş olacaklar. Demokrasiden, hukuktan, bu ülkenin güçlü geleceğinden yana iseler huzurla gitsinler oylarını kullansınlar, kendilerine ve Türkiye’ye hayırlı olanı yapsınlar. Ben 12 Eylül Darbesi’nden sonra anayasa referandumu yapılırken genç bir bürokrattım, İstanbul’da çalışıyordum ve o referandumda da “hayır” oyu kullandım. Bugün bunu rahatlıkla çocuklarıma anlatabiliyorum, kamuoyuyla da rahatlıkla paylaşabiliyorum. 

FullSizeRender

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na bu keyifli sohbet için teşekkür ederiz.

***Bu röportajın gerçekleştirilmesinde desteklerini esirgemeyen Kültür-Sanat Birimi yazarımız Anıl Tahmisoğlu’na çok teşekkür ederiz.

Hukuk fakültesi öğrencisi.

8 Comments

  1. S. Ahmet Avcı
    09.03.2017 at 12:04 Reply

    Tebrik ederim, güzel bir röportaj olmuş.

    1. Deniz Ünsal
      09.03.2017 at 13:19 Reply

      Teşekkür ederim…

  2. halil dukan
    09.03.2017 at 12:26 Reply

    Cumhuriyetimizin bekçileri olarak başta siz ve kurumsal yayın gazetenizi, geleceğimizi ilgilendiren bir süreç hakkında isabetli ve yerinde sorularınız ile alınan cevaplar bizleri ve bu konuda karar verecekler üzerinde müsbet bir etkisi olacağından dolayı siz gençleri bu verdiğiniz çaba ve emeklerinizden duyarlılığınızdan dolayı candan kutluyorum.yolunuz açık, başarınız daim olsun.

    1. Deniz Ünsal
      09.03.2017 at 13:20 Reply

      Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim, selamlar

  3. Yıldız
    09.03.2017 at 17:10 Reply

    Tebrikler. Başarılarınızın devamını diliyorum

    1. Deniz Ünsal
      10.03.2017 at 00:54 Reply

      Çok teşekkür ederim

  4. Melih BAKİ
    13.03.2017 at 21:06 Reply

    “Anayasa değişikliği sürecindeki tartışmalarda dikkat çekici bir şekilde hukuk fakültelerini, özellikle anayasa hukuku kürsüsü akademisyenlerinin görüşlerini sınırlı bir şekilde izledik, hukuk fakülteleri bu evrede sönük kaldı. Bu konuda görüşleriniz nelerdir?” roportajı yapan ve günümüz koşullarında çok önemli sorunlara dikkat çeken ,roportajı yapan sevgili Deniz Ünsala,Gazete Bilkente teşekkür ediyorum..

    1. Deniz Ünsal
      14.03.2017 at 15:53 Reply

      Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim :)

Yorum Yap!

İlgili Yazılar