Farklı bakış açılarını keşfetmek ve estetik zevkini üst noktalara taşımak için resim sergileri önemli bir yere sahiptir. Eserlerde her bir sanatçının hayata karşı duruşları ya bir fırça darbesiyle ya da birkaç çizikle kendini ifade eder. Resim sergilerinde belki de her zaman gözlerimizin önünde olan fakat o güne kadar fark etmediğimiz olguları ya da objeleri yeniden keşfetme imkanı bulmuş oluruz. Bir resim, mutlaka bir histen veya bir yaşanmışlıktan beslenir ve bir hayata dokunabilir. Bir tabloda kendimizi bulmak sanatla ne kadar iç içe olduğumuza değil, o tablonun kalbimize ne kadar dokunabildiği ve bizlere kendini nasıl ifade ettiğiyle ilgilidir.

İstanbul, sanatsal aktiviteler açısından oldukça zengin organizasyonlara ev sahipliği yapan şehirlerimiz içinde ön sıralarda yer almakta. Birçok sergiye ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapan İstanbul Modern’i uzun bir süredir ziyaret etmek istiyordum. Karaköy’de bulunan İstanbul Modern, “küresel sanat dünyasında bir referans noktası olma amacıyla modern ve çağdaş sanat yapıtlarını, fotoğraf, tasarım, mimari, yeni medya ve sinema alanındaki üretimleri koleksiyonunda topluyor, koruyor, sergiliyor ve belgeliyor.”

İstanbul Modern’in içinde kütüphane, sinema ve fotoğraf galerisi bulunuyor. Ayrıca Modern, hem koleksiyon sergilerine hem de süreli sergilere ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda eğitim programları, seminerler ve rehberli turlardan yararlanma olanaklarınız bulunuyor.

svz_1668_4400786

İstanbul Modern’e gittiğim zaman devam eden üç sergiyi gezme fırsatı yakalamış oldum. Bu sergiler; “Sanatçı ve Zamanı”, “Roger Ballen: Retrospektif” ve TEPTA’nın yirmi beşinci yıl sergisi olan “Gündüz, Işık, Gece” sergileriydi. İstanbul Modern’in ilk katının ayrıldığı “Sanatçı ve Zamanı” koleksiyon sergisi, sanatçıların zaman fikri etrafında birey olarak kendilerini ve çalışmalarını nasıl konumlandırdıklarına odaklanıyor. Sergi, sanatçının zamanı ile toplumun, kültürün, doğanın ve evrenin zamanı arasında kurulan bağa ve hesaplaşmaya dair bir düşünce alanı öneriyor. Geçmişten geleceğe farklı zamanları, belirli ortak temalar çerçevesinde bir araya getiriyor. Bu serginin çıkış mottosu Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında” sözleri ile hayat buluyor. Bu sergiyi içinize sindirerek gezmeniz ve eserleri özümsemek için uzunca bir süre ayırmanız gerekebilir. Benim sergiyi bitirmem yaklaşık iki saatimi aldı. Sergide ,ülkemizde oldukça popüler olan sanatçılarımızın eserlerini bulmamız mümkün. Benim dikkatimi çeken nokta ise sergide Güzel Sanatlar Akademisi öğretmen ve öğrencilerinin eserlerinin yoğunlukta olmasıydı. Güzel Sanatlar Akademisi, ilk kez Osmanlı döneminde Sanayi-i Nefise Mektebi adıyla kurulan ve döneminin sanat ve mimari alanında ilk yüksek okulu olma özelliği taşıyan eğitim kurumudur. Cumhuriyet Döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata ve sanatçıya verdiği muazzam değerle birlikte Sanayi-i Nefise Mektebi eğitim şartları iyileştirilerek ismi Güzel Sanatlar Akademisi olarak değiştirilmiştir. Ülkemizdeki değerli sanatçıların pek çoğu bu eğitim kurumunda yetişmiştir. Sergide Güzel Sanatlar Akademisi’nin en değerli hocalarından Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun tablosunu gördüğümde resmin dört ana dayanağını belirttiği ünlü sözü aklıma geldi;

Dört küheylan çeker arabamızı
Biri çizgi biri leke biri renk
Dördüncü adıyla sanıyla Benek
Sergi boyunca farklı tarzlarda ve değişik tekniklerde hayat bulmuş onlarca tablo görme imkanı bulduk. Her sanatçının kendilerine ait üslupları dünyaya karşı bakış açımı genişletmiş oldu. Her gün karşılaştığımız ya da zihinlerimizde kalıplaştırdığımız bir durum ya da objenin kaç farklı şekilde yorumlanabileceğini keşfetmiş oldum. “Sanatçı ve Zamanı” sergisinde kimlik arayışları, yüce olana karşı ilgi, varoluş sorgulamaları, yeni kent kültürünün dayattığı karmaşık sorunlar; savaş, ölüm ve yıkım karşında verilen mücadeleler, çeşitli hayat hikayeleri ve Anadolu insanını tanıma çabaları vurgulanmaktaydı. Bu ufuk açısı sergi sonrasında İstanbul Modern içindeki cafede bir kahve molası verdik. Tatlısever sanat meraklıları için bademli sufleyi şiddetle öneririm.
         IMG_9256           IMG_9295
Molamız sonrasında  TEPTA’nın yirmi beşinci yıl sergisi olan “Gündüz, Işık, Gece” sergilerini ziyaret ettik. “Gündüz, Işık, Gece” sergisi estetik olarak gördüğüm en hoş sergilerden biriydi. Bu sergi, biz izleyicilere “doğal ışığı” düşünerek yeniden yorumlatmayı amaçlamaktaydı. Sergideki eserler, farklı saatler ve hava şartları altındaki ışıkları ile değişerek bambaşka duygulara bürünen İstanbul’un atmosferinden esinlenerek oluşturulmuş. Gezmesi oldukça eğlenceliydi ve renklerden hoşlanan sanatseverler için oldukça ilgi çekici bir özellik taşımaktaydı.
 IMG_9241
“Roger Ballen: Retrospektif” sergisiyle gezimizi tamamladık. Sergi, Güney Amerikalı belgesel fotoğrafçılığı benimseyen sanatçı Roger Ballen’ın 1980’lerden itibaren gerçekleştirdiği çalışmalardan oluşuyordu. Ballen, eserlerinde çizim, kolaj ve heykel tekniklerinden oluşan benzersiz bir üslup oluşturarak kendini “ballenesk” olarak nitelendirmiş. Öncelikle bu sergiyi gördükten sonra İstanbul Modern’e gitmeye karar vermiştim. İnsanlığın karanlık yüzüne ışık tutan cesur sergilerin benim için çekici özelliklere sahip olduğunu belirtmeliyim. İstanbul Modern’in zincirli merdivenlerinden inerek alt kattaki sergiye ulaştığımızda bir ürperti hissettiğimi söyleyebilirim. Siyah beyaz fotoğraflar, bizleri içimizde bir yerlerde gizli kalmış korkularımızla yüzleştiriyordu adeta. Serginin bir bölümündeki çalışmalar, gerçek hayattaki ürpertici senaryolar misali kendilerine duvarlarda yer bulmuşlardı. Serginin bence en vurucu bölümü Ballen’ın “Ballenesk Oda” adlı kompozisyonuydu. Serginin sonlandığı noktada bulunan bu küçük odanın ürkütücü oyuncak bebekler, özensiz ama korkunç çizimler, hayvan başlı figürler gibi oldukça ürkütücü figürlerle oluşturulmuş olması sanatçının yaratıcılığına saygı duymamı sağladı.
Gezimiz sonlandıktan ve sanata fazlasıyla doyduktan sonra hediyelik eşyaların bulunduğu küçük mağazaya bakmayı da ihmal etmedik. Burada birçok tasarım ürün bulabilirsiniz. Ayrıca sergide beğendiğiniz eserlerin reprodüksiyon versiyonlarını satın alabilirsiniz. İstanbul Modern’i ziyaret ettiğim ve bu güzel sergileri gördüğüm için oldukça memnunum. İstanbul Modern’deki etkinlikleri düzenli olarak takip etmeye çalışacağım. “Gündüz, Işık , Gece” sergisinin ziyaret zamanı ne yazık ki sona erdi fakat; “Sanatçı ve Zamanı” ve “Roger Ballen; Retrospektif ” sergilerini 4 Haziran 2017 tarihine kadar İstanbul Modern’de ziyaret edebilirsiniz. Hayata bakışınızın sanatla zenginleşeceği güzel günlere…
Kaynakça
http://www.istanbulmodern.org/tr/sergiler/guncel-sergiler
http://www.istanbulmodern.org/tr/basin/basin-bultenleri/sanatci-ve-zamani_1668.html
İstanbul Modern sergi tanıtım kitapçıkları: “”Sanatçı ve Zamanı”, “”Gündüz, Işık, Gece”, “Roger Ballen: Retrospektif”

Leave a Reply

2 comments

  1. Gizem

    Çok aydınlatıcı bir yazı, sergiye gitmeye karar verdim bu yazıdan sonra. Anlatım tarzınızı ve olaylara bakış açınızı gerçekten beğeniyorum. Bir çok faklı konu ve alan ile ilgili yazılarınız oluyor severek takip ediyorum.
    Fotoğraflar da ayrıca takdir edilmesi gereken bir nokta.

    Teşekkürler bu güzel bilgiler için.

  2. Lale Şenkula

    Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Yazılarımı takip etmeniz ve beğeniyor olmanız benim için gerçekten çok değerli. Umarım sergileri beğenirsiniz. Yeni yazılarda görüşmek üzere.

Ankara Bilgisayar Servisi Sigma Defence