Namilli Takım, Distopyadan Bir Bab Spor

Namilli Takım, Distopyadan Bir Bab

Bir şekilde fizik ve kimya ile karşılaşmış olanlar bilirler iki çeşit denge vardır: kararlı denge ve kararsız denge. Kararsız denge tek parmağımız üzerinde dengede tuttuğumuz cisimlere benzer, en ufak bir dış etkide bozulur gider. Kararlı denge ise denge halinden ne kadar uzaklaştırsanız da denge haline döner. İşte şu anki durum kararsız dengedir. İlelebet böyle sürecekmiş gibi görünür ama statükonun yıkılması çok uzun sürmeyecektir. Milli takım milli değildir çünkü bu futbolcular buraya seçilip gelmemişlerdir. Ülkemizde futbol, distopyadan bir babdır; adaletsizliğin, liyakatsizliğin yansımalarını burada bulabiliriz. Aynı zamanda bu gösteriye gösterilen teveccüh de önemli bir göstergedir.

İlim irfan tahsil ettiğimiz kitaplardan, kütüphaneye ödediğimiz cezadan bile vergi alan devlet, futbolculara gelince aynı titizliği göstermiyor. Türkiye futbolcular için vergi cenneti olarak nitelendiriliyor. Bu noktada bazı kafalardan eğer vergi yüksek olursa yabancı futbolcular ülkemizi tercih etmez sözleri duyuyorum. Para için gelen adam zaten gelmesin deyip geçelim. Zaten çoğu yabancı futbolcu emeklilikten önce kesesini doldurmak için geliyor ve randıman vermeden vakit geçiriyor. Ama maalesef bu konuda bir vergilendirme çalışması henüz başlamış değil, başlayacakmış gibi de gözükmüyor.

thumbs_b_c_c7093a2c565d770a59f0c5a98dada13d

İkinci sorun altyapıda kendini gösteriyor. Ülkemizin her köşesi cevher kaynarken nasıl oluyorsa yetenek bulunamıyor. Bu diğer spor dalları için de geçerli, olimpiyatlarda olmayışımız da buna bağlı. Aslında eğitim sistemimiz hepten çürük ama eğitim sistemine girersek lafı fazla uzatırız. Sadece şunu söyleyelim, şu sıralar müfredat değişecekmiş diyenlere gülüp geçiyorum. Tekrar futbola dönersek altyapıda seçilmenin birinci şartı bir tanıdığınızın olması, tıpkı bir yerde staj bulmak gibi. Mesut Özil, Gökhan İnler ülkemizde beğenilmeyen futbol yeteneklerinden aklımıza gelenler. Distopyadan bir bab öylesine bir benzetme değil.

Başka bir dikkat çekici özellik futbol kulüplerinin yönetimi. Bu kulüpler mantık kuralları çerçevesinde yönetilmemekle birlikte işsiz kişilerin muhabbet malzemesinden başka bir şeye hizmet etmiyor. İsimlerinin ve statülerini anonim şirketi olduğu düşünüldüğünde bu çok da şaşırtıcı bir durum değil.

fatih-terim-in-megaloman-olmasi_1085406_m

Milli takıma bakacak olursak başarısız bir sürü görürüz. Başlarındaki çoban bu sürüye çok da yakışır. Yaşayan faal bir teknik direktörün adını bir stada vermek gibi absürtlüklerin yanında garip hareketler yapan bir herif içerir bu konu. Benim düşüncem milli takım oyuncularına herhangi bir ücret ödenmemesi yönünde. İsteyen gelsin oynasın istemeyen gelmesin. Tabii bunlara şehit düşen askerinden daha fazla ehemmiyet gösteren bir kamuoyuna bunları kabul ettirmek zor olacaktır. Sonuç olarak her şeye rağmen bu düzen uzun sürmez diye düşünüyorum.

 

Kaynak:

http://aa.com.tr/tr/spor/turkiye-futbolda-avrupanin-vergi-cenneti/36705

İlgili Yazılar