Bülent Ecevit’in Siyasete Yolculuğu Tarih

Bülent Ecevit’in Siyasete Yolculuğu

Türk solunu iktidara taşıyan dürüst siyasetçi  ya da solun birliğini engelleyen, inatçı, yalnız lider: Bülent Ecevit. Onu kendi bakbulent-ecevit-kimdirış açılarından tanımlayanları bir kenara bırakıp, nesnel bir değerlendirme yaparsak kendisinin aslında bir şair, gazeteci, aydın ve en önemlisi de halkı peşinden sürükleyen bir lider olduğunu net bir şekilde görebiliriz. O meydanların halkçı Ecevit’i, Kars’ta ziyaret ettiği köylü Şahzede teyzenin ise Karaoğlan’ıydı. İlk defa 1974’te koalisyon hükümetinde aldığı başbakanlık görevini 2002’ye kadar aralıklarla beş kez üstlenmişti.

lise-mezuniyeti

Lise Mezuniyeti

Saydığımız özellikleriyle Türk siyasi hayatının bir dönemine damgasını vurmuş Bülent Ecevit’in hayatını, çocukluğundan itibaren inceleyecek olursak onun sanatçı ruhunun ve siyasetçi kimliğinin nereden geldiğini daha rahat kavrayabiliriz. 28 Mayıs 1925’te İstanbul’da doğan Bülent Ecevit, iki dönem CHP milletvekilliği yapmış, asıl mesleği doktorluk olan Fahri Bey‘in ve Güzel Sanatlar Akademisi mezunu, ressam Nazlı Hanım‘ın tek çocuğudur. Hayatı da bu iki insanın sentezi gibidir âdeta. Siyasi tutumlarının gelişmesinde babasının, sanatçı duyarlılığını kazanmasında ise annesinin etkisi büyüktür. İlkokulda ve ortaokulda sessiz, içine kapanık bir çocuktur. Liseyi Amerikan Robert Koleji’nde okumuştur. Bu dönemde, edebî  yanı ağır basarken şiirleri on iki farklı dergide basılmıştır ve daha sonraki yıllarda Sanskritçe öğrenmeye kadar gidecek olan yola, Hint edebiyatından dilimize çevirdiği iki kitapla girmiştir. Lise yıllarında, arkadaşları arasındaki hararetli tartışmalara rağmen politikadan uzak duruyordu, arkadaşlarının tanımıyla çay ve şiir en yakın dostlarıydı. Ecevit, kendisine bir ömür arkadaşlık yapacak, birlikte ülkenin kaderini şekillendireceği eşi Rahşan Aral‘la bu lisede tanıştı.

Lisenin ardından Ankara’ya, ailesinin yanına geldi. Kendisi edebiyat okumak istemesine rağmen ailesinin zoruyla hukuk fakültesine girdi. Buraya üç ay dayanamayarak DTCF’ye İngiliz Filolojisi bölümüne kayıt yaptırdı. Bu bölümü de bitiremedi ve ileride kendisine cumhurbaşkanlığı yolunu kapatacak olan  -üniversite diploması olmaması- tercihi yaparak okulu bıraktı.

Bu dönemde geçinmek için Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nde tercümanlığa başladı, çevirdiği metinler siyaset bilgisi gerektirdiği için siyaseti öğrenmeye başladı. Hayatında ilk defa politikaya ilgi duyuyordu. 1946 yılında Rahşan Aral’la evlendi. Nikah töreni sanki geri kalan hayatının özeti gibi mütevaziydi, düğün yoktu ve aile arasında sade bir tören olmuştu.

                                            El Ele Büyüttük Sevgiyi

Birlikte öğrendik seninle
avcumuzda yüreği çarpan
kuşa sevgiyi

elele duyduk kumsalda denizin
milyon yılda yonttuğu
taşa sevgiyi

tırtılları tanıdık seninle baharda
tırtılken daha sevmeyi öğrendik
sevgiden üreyen kelebeği

toprağı evimiz gibi sevdik seninle
birlikte sevdik kuru toprakta
ev küren köstebeği

köstebeğinden toprağına taşına
tırtılından kelebeğine kuşuna
elele sevdik bu dünyayı

acısıyla sevinciyle sevdik
yazıyla kışıyla sevdik
köy-köy ülke-ülke

gökler gibi sardı dünyayı
yağmur gibi sızdı dünyaya
dünya kadar oldu sevgimiz

elele büyütüp elele derdik
elele derip insana verdik
verdikçe çoğalan sevgimizi

Bülent Ecevit

*Eşi Rahşan’a adadığı şiir.

bulent-ecevit-ile-zekiye-rahsan-aralin-evlilik-resmi-227Ecevit nikahtan sonra Londra Büyükelçiliği Basın Ataşeliği’nde bir göreve tayin oldu. Yeni evli çift parasızlıktan Londra’ya birlikte gidemedi ve ancak bir sene sonra bir araya gelebildiler. Maaşlarının az olması sebebiyle buradaki hayatları boyunca büyük bir fakirlikte yaşadılar, yüzüklerini, saatlerini sattılar. Memur Ecevit, Hint felsefesini daha iyi anlayabilmek için burada bir üniversiteye kaydoldu ve Sanskritçe öğrendi.

1950 seçimlerinde CHP’nin DP’ye kaybetmesi sonucu ülkeye dönmeye karar verdi. Babası parti içindeki nüfuzunu kullanarak partinin yayın organı olan Ulus Gazetesi‘nde Bülent Ecevit’e iş ayarladı. Çeviri yapıp, sanat yazıları yazarak geçimini sağlıyordu bu dönemlerde. İlerleyen yıllarda Demokratlar CHP’nin mal varlığına el koydu ve Ulus Gazetesi kapatıldı. Bu haksızlık, Ecevit çiftinde büyük bir etki yarattı ve hem kendilerinin hem de ülkenin kaderini değiştirecek kararı bu sebeple aldılar. CHP’nin Çankaya İlçe binasına gidip partiye üye oldular.

1954 yılında yolu tekrar yurt dışına düşüyordu Ecevit’in. Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın davetlisi olarak bir gazetede çalışmak üzere North Carolina eyaletine gidiyordu. Orada televizyonlarda canlı yayınlara çıkıyor ve gazetede Türkiye hakkında köşe yazıları kaleme alıyordu. Zencilerin köleliğin pençesinde olduğu bu eyalette yazdığı son yazı ise sanki onun geleceğini, mücadeleci ruhunu ortaya koyuyordu. Büyük bir cesaret örneği göstererek Amerika’daki ırkçılığı ağır bir şekilde eleştirmişti.

1955’te yurda döndüğünde Ankara’da bir grup arkadaşıyla birlikte Helikon isminde bir resim galerisi açtı.  Aynı yıl 6-7 Eylül’de azınlıklara yönelik saldırılar, Helikon’un da sonunun geldiğini haber veriyordu. Helikon’u ismi yüzünden Rumlara ait sanan sıkıyönetim komutanlığı tarafından dernek kapatıldı ve  Ecevit dahil olmak üzere yöneticileri gözaltına alındı.ecevit-inonu

Olayların ardından geçen iki yıldan sonra 1957’de Amerikalıların gelecek gördüğü gençlere verdiği Rockefeller bursuyla bir yıl boyunca Harvard Üniversite’sinde aralarında Henry Kissinger’ın da bulunduğu hocalardan ders alacaktı. Burada geçirdiği 8 ayın ardından Türkiye’de seçime gidildiğini, İsmet Paşa’nın kendisini ülkeye çağırdığını öğrendi ve geri dönüş kararı aldı. Ancak döndüğü gün milletvekili aday yoklamalarının tamamlandığını öğrenmişti, hemen İnönü’nün damadı Metin Toker‘in yanına gitti. Toker, İnönü tarafından aday listeye alınmıştı ancak siyasete sıcak bakmıyordu. Bunun üzerine arkadaşı Ecevit, kendisinin kontenjanına talip oldu ve böylece henüz 32 yaşındaki Bülent Ecevit Ankara’dan milletvekili adayı oldu. Karaoğlan’ın 2004 yılında DSP’nin 6. Olağan Kurultayı’yla bıraktığı aktif siyaset serüveni, 1957 seçimleriyle başlıyor ve milletvekili seçiliyordu.

 

Kaynakça

Çolak, Mustafa. Bülent Ecevit- Karaoğan. İletişim Yayıncılık, 2016

Ecevit, Bülent. El Ele Büyüttük Sevgiyi. Kişisel Yayınlar, 1998

Can Dündar, Rıdvan Akar. Bülent Ecevit- Karaoğlan Belgeseli

Resim Kaynakçası

http://arsiv.ntv.com.tr/news/373776.asp

http://www.nationalturk.com/bulent-ecevit-kimdir-bulent-ecevit-video-biyografi-

http://www.turknostalji.com/fotogaleri/unlulerin-evlilik-resimleri-17-1.html

http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=47740

 

 

İlgili Yazılar