Sporda Cinsiyet Ayrımı ve Kadın Basketbolu Spor

Sporda Cinsiyet Ayrımı ve Kadın Basketbolu

Birlikten güç doğar!

Mar 21, 2016; Storrs, CT, USA; The Connecticut Huskies bench reacts to a play as they take on the Duquesne Dukes during the second half in the second round of the 2016 women's NCAA Tournament at Gampel Pavilion. UConn defeated Duquesne 97-51. Mandatory Credit: David Butler II-USA TODAY Sports ORG XMIT: USATSI-267238 ORIG FILE ID: 20160321_ajw_sv3_317.jpg

http://ftw.usatoday.com/2016/03/will-there-finally-be-parity-in-womens-basketball-after-this-uconn-run

     Günümüzde dünyanın en önemli sorunlarından biri çoğunluğu kadınlara olmak üzere insanlara uygulanan cinsiyet ayrımcılığıdır. Yıllar boyunca toplumlar, kadın ve erkek bireylerin toplumsal cinsiyet algısı ile, yani kadın ve erkeğin en yaygın kişilik özelliklerine ilişkin inançlarıyla, hangi davranışlarda bulunması ya da bulunmaması gerektiğine karar vermişlerdir. Özellikle kadınların yeri siyasi, ekonomi, spor ve daha niceleri gibi toplumsal alanlarda sürekli sorgulanmaktadır. Örneğin, bugün hala pek çok toplumda kadın siyasetçilerden kadın oldukları için sadece kadınları ilgilendiren konuları gündem maddesi yapmaları beklenmektedir. Tıpkı aynı şekilde kadınların profesyonel olarak basketbol ile uğraşmalarının toplumsal bazda garip karşılanması gibi.

     Yedi lig şampiyonluğu, 4 Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Kupası olan, 2005 yılındaki Avrupa Şampiyonası’nda Ribaunt Kraliçesi ödülünü kazanan ve aynı zamanda Türk basketbolunu yurt dışında başarıyla temsil etmiş olan Nevriye Yılmaz bir kadın sporcu olarak konu hakkındaki görüşlerini 2016 yılında bir gazeteye verdiği özel röportajda şu sözlerle açıklamıştır:

            Türkiye’yi ekran başına kilitledik ama ülkenin kadın sporcuya genel bakışını değiştiremedik. Kadınlar, hala erkeklere sunulanın çok gerisinde. Hala külfet gibi görülüyoruz.

Yukarıdaki sözleri ile Nevriye Yılmaz’ında özetlediği gibi basketbol pek çokları tarafından daha çok erkeklerin yapabileceği bir spor dalı olarak görülmektedir. Örneğin, kadınların oynadığı basketbol konsepti ile erkeklerin oynadığı basketbol konsepti birbirinden oldukça farklıdır. Erkeklerde basketbol daha çok güce, skora ve taktiğe dayanırken kadınlarda basketbol daha çok mücadeleye dayanmaktadır. Erkek basketbol maçlarında skor yüksek olurken kadın basketbol maçlarında skor göreceli olarak düşüktür fakat bu durum erkek basketbolunu kadın basketbolundan daha değerli yapmamalıdır veya basketbolda cinsiyetçi bir yaklaşıma neden olmamalıdır. Nitekim dünya üzerinde önemli kadın basketbol ligleri, basketbolcular ve koçlar bulunmaktadır. Bu liglere örnek olarak WNBA, “Women’s National Basketball Association” verilebilirken, ülkemizde Galatasaray Kadın Basketbol Takımı’nı çalıştıran Marina Maljkovic, 2015 yılında düzenlenen Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası’nda Sırbistan milli takımı ile kazandığı altın madalya ile önemli kadın basketbol koçu olarak örnek verilebilir. Milli başarının yanında, altı Sırbistan Lig şampiyonluğu, dört Sırbistan Kupası, ve Partizan ile kazanılmış iki Adriyatik Ligi şampiyonluğu bulunan Maljkovic basketbolda başarının cinsiyete bağlı olmaktan çok çalışmaya ve özveriye bağlı olduğunu düşünmektedir.

http://www.gettyimages.com/license/592287620

http://www.gettyimages.com/license/592287620

      Geçmişten günümüze bakıldığında dünyada kadın basjettbolu oldukça yol kat etmiştir ve etmeye de devam etmektedir. Örneğin, Olimpiyatlar, Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası ve Dünya Kadınlar Basketbol Şampiyonası gibi prestijli basketbol organizasyonları basketbolseverler tarafından her geçen gün daha fazla ilgiyle takip edilmektedir. Özellikle Kadın Milli Basketbol Takımımızın uluslararası arenada son yıllarda gösterdiği başarılar kayda değerdir. Kadın basketboluna karşı toplumun genel bakışını değiştirebilmek ve kadın basketbolunu geliştirebilmek için spor kulüplerinin, basketbol federasyonlarının ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın işbirliği yapması gerekmektedir. Örneğin, günümüzde hala pek çok okuldaki beden eğitimi derslerinde kız çocukları spora teşvik edilmemektedir. Bu konuda düzenlenmeler yapılarak ve de fazla spor okulu açılarak küçük yaşlardaki kız çocuklarının basketbol ile tanışması sağlanarak uzun vadede kadın basketboluna katkıda bulunulabilir. Nitekim sporun bireylerin fiziksel ve psikolojik gelişimine olan pozitif katısı pek çok araştırma tarafından kanıtlanmıştır.

      Unutulmaması gereken bir gerçek vardır ki spor cinsiyetçi olmamalıdır. Futbol ve basketbol erkeklerle ilişkilendirilirken voleybol ve tenis gibi spor dalları daha çok kadınlarla ilişkilendirilmemelidir. Basketbol, hem erkek hem de kadın bireylerin başarıyla performans gösterebileceği bir spor dalıdır ve kadın ve erkek basketbol konseptlerinin aralarındaki fark birbirlerinden daha iyi olmalarından ziyade basketbolun farklı yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Basketbol kadınıyla ve erkeğiyle bir kültürdür ve bütündür ve bu kültür toplumsal huzur ve dünya barışına diğer spor dalları gibi katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle basketbol kültürünün bu iki önemli elementini birbiriyle yarıştırılmaktan çok birbirine katkıda bulunması sağlanmalıdır, unutulmamalıdır ki birlikten güç doğar!

İlgili Yazılar