Uçurumun Kenarındaki Gökdelenler: Çeviri Şiir ve Talat Sait Halman Kültür - Sanat

Uçurumun Kenarındaki Gökdelenler: Çeviri Şiir ve Talat Sait Halman

Şiir nedir? Notaları kelimeler olan bir beste midir yoksa duyguların ve aklın karşı konulmaz davetine icabet etmek suretiyle sergilenen kutsal bir dans mı? Cahit Sıtkı’nın dediği gibi kelimelerle güzel şekiller kurmak sanatı mıdır yoksa Nazım Hikmet’in tabiriyle musikiden başka türlü bir musiki midir? Nedir?

İyisi mi biz “inşadır” diyelim ona. Musiki de, güzel şekil de ancak inşayla kurulur. Uyumun ürünüdür şiir, kendisini oluşturan bir tek bileşenin yokluğunda sarsılır, varlığı bir nevi son bulur. Birinci katı çıkmadan bir gökdelen dikilemeyeceği gibi, yerli yerine yerleştirilmeyen her kelime bir sonrakinin varlığına yönelmiş bir tehdittir.İşte tam da bu yüzden şiir yazmak zor sanattır, daha zor olanıysa tabii ki şiir çevirisi yapmaktır. Uçurumun kenarına yaparsın orada inşanı, varlık ve yokluk savaşıdır oradaki. Yaşamak ya da yaşamamaktır söz konusu olan, yanlış bir hesapta bütün emeğinle beraber uçurumun dibinde bulursun kendini. Bu yüzden gökdelenler görmek zordur çeviri şiirler bölgesinde, yaşasın da nasıl yaşasın dercesine alelade bir kulübe oluştururlar dev gibi şiirlere.

2128-ucurum-kenarindaki-evler-casas-colgadas_d620

Gökdelenler görmek zordur çeviri şiirler bölgesinde. Ancak zor asla imkânsızla anlamdaş olmamıştır. Her sanat gibi o da açmıştır sırrını onu hak edenlere, birkaç seçkin şaire. Sizin aklınıza kim geliyor çeviri şiir deyince bilmem ama benim aklıma çeviri şiire gönül vermiş, onlarca yıl boyunca yüzlerce şiir çevirisi yapmış Talat Sait Halman geliyor. Çeviri şiirin asla tam bir şiir olamayacağını düşünerek araladığım antolojilerden Shakespeare sonelerini ezberleyerek ayrılmamı sağlıyor. İlk defa bir şiiri okuduktan sonra çevirmeninin ismine bakıyorum ve onu orada görüyorum. Daha sonra geçmiş yıllardan kalma Varlık dergileri geçiyor elime, ilk önce onun sayfasını okuyorum. Şiiri seviyordum, daha çok seviyorum.

1445536615591

Sonra Türkiye’nin ilk Kültür Bakanı olduğunu görüyorum. Ülkemin geleceği için umutla doluyorum bir an. Okuduğum üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kurduğunu, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesinin Dekanı olduğunu öğreniyorum. Üniversitemi seviyordum, daha çok seviyorum.

İki sene önce hemen hemen bugünlerde yanına gidiyorum, hayranlık duyduğum bu insanla tanışmak için. Çekinerek giriyorum içeri, karşında koskoca Talat Sait Halman var diyorum, sen kimsin ki? Sen kimsin demiyor ve o kadar mütevazı bir şekilde karşılıyor ki bir kez daha hayran oluyorum büyük şaire. Ve bir hafta geçmeden acı haber geliyor hepimize. Başımız sağ olsun, diye.

talatsait

Üzerinden yaklaşık iki sene geçtikten sonra, ne yazık ki onu kaybettiğimiz bu ayda, açıyorum şiirler antolojisini. Okuyorum “Yiğit Yankı”sını bu büyük kalemin. Kimseler duymasa da söylediği güçlü şarkıları dinliyorum bir kez daha. Yetim bıraktığı şiirlerinin başını okşuyorum, uçurumun kenarına inşa ettiği gökdelenlerini izliyorum hayranlıkla.

İki sene sonra yine bir Aralık’ta, bu kara ayda, Talat Sait Halman’ı saygıyla anıyor ve tekrarlıyorum: Başımız sağ olsun.

 

Yararlanılan Kaynaklar:

Şiir Bir Bombadır!

https://tr.wikipedia.org/wiki/Tal%C3%A2t_Sait_Halman

Resimler:

http://www.enteresan.com/ucurum-kenarindaki-evler-casas-colgadas?page=2

http://www.dailysabah.com/arts-culture/2015/10/23/translations-will-be-rewarded-in-the-name-of-talat-sait-halman

Talat Sait Halman Vefat Etti

 

İlgili Yazılar