Erasmus Günlükleri: Güşta Kırıcı ve Jönköping International Business School Kampüs

Erasmus Günlükleri: Güşta Kırıcı ve Jönköping International Business School


img_4416-1

Kendinizi tanıtabilir misiniz ?

Merhaba ismim Güşta Ecmel Kırıcı. İşletme fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim.

Öğrenci değişim programına katılmaya nasıl karar verdiniz ?
Değişim programına gitmek kesinlikle aklımda yoktu. Tüm arkadaşlarım başvuruyordu ama ben hiç oralı olmuyordum. Sonra Erasmus’a gitmiş bir arkadaşım bana, “Güşta kesinlikle gitmelisin yoksa hayatının hatasını yaparsın” gibi bir cümle söyledi ve ben de o an gitmeye karar verdim.

Değişim programı ile hangi ülkeye gittiniz ? Bu ülkeye gitmenizin özel bir sebebi var mıydı ?
Erasmus’la İsveç’e gittim. İngilizcemi geliştirmek adına İngilizce konuşulan ülkelerden birine gitmek istiyordum ve o yüzden İsveç, Danimarka ve Finlandiya gibi Kuzey Avrupa ülkelerini yazdım. Ayrıca İsveç’te kuzenim yaşıyordu ve ben de ileride o ülkede yaşamak istiyordum.

img_2080

Gideceğiniz okulu seçerken hangi kriterleri göz önünde bulundurdunuz ?
Okuldan ziyade ülke seçimimi belirledi. Çünkü İşletme fakültesinde İsveç’le anlaşmalı olan bir okul var ve o da şansıma International Business School. Gittiğim okul değişim öğrencilerine çok fazla sosyalleşme imkanı sunuyordu ve hepimizi 5 ay gibi kısa bir sürede gerçekten tam zamanlı öğrencisiymiş gibi oraya ait hissettirmeyi başardı. Dünyanın 30 farklı ülkesinden yüzlerce arkadaş edinmemi sağladı.

Değişim programına katılmadan önce endişeleriniz var mıydı ? Eğer varsa bu durumun üstesinden nasıl geldiniz ?
En büyük endişem sanırım dersleri geçip geçemeyeceğimdi. Ve ben Bilkent’in sistemine hala alışamamış ve sürekli ondan şikayet eden biri olarak orada Bilkent’i mumla aradım. Her ülkede farklı olabilir ama bilhassa İskandinav ülkelerinde eğitim daha sıkı ve dersi geçebilmek için her şeyden %60 başarı göstermek gerekiyor. Bir ara gerçekten korktuğum başıma gelecekti ve dersleri veremeyecektim ama mucizeler oldu ve hepsini başarıyla geçtim. Sonuçta, gerekli çabayı gösterince üstesinden gelinemeyecek bir şey yok.

img_4347

Erasmus programı süresince zorluklar yaşadınız mı ? Bu sorunları nasıl aştınız ?
Erasmus’ta tavsiyem kendi milletinizden insanlarla çok fazla hatta mümkünse hiç takılmamanız. Çünkü aynı dili konuşunca samimiyet çok güzel ilerleyebiliyor ve bu harika ama aynı zamanda tam tersi tartışmalar da aynı hızla gelişebiliyor ve siz Erasmus deneyiminizin ortasında kendinizi ilkokuldaki gibi kavga ederken bulabilirsiniz. Tabiki iyi veya kötü her şey bir tecrübe ve her şey size bir şey kazandırıyor ama İsveç’e gidip Türklerle kavga etmek pek ideal bir durum sayılmaz. Bu durumu daha olgun davranarak aştım. Çevrenizdeki olayları kontrol edemezsiniz ama ona vereceğiniz tepkiyi kontrol edebilirsiniz. Şu an insan ilişkileri konusunda kesinlikle daha çok şey biliyorum.

Konaklama konusunu nasıl çözdünüz ?
İsveç’in pek sorunu yok ama en büyük sorunu konaklama olabilir. O yüzden kendi başıma halletme olayına hiç girmeden gideceğim Üniversite’deki “Accommodation office” ile irtibata geçtim. Gerekli formları doldurdum ve tercih yaptım. Sonra oraya gittiğimde her şey hazırdı.

img_2470

Gittiğiniz ülkede bir uyum sorunu yaşadınız mı ?
Ben enerji olayına çok inanıyorum. Bence siz ne kadar kendinize ve çevrenize karşı iyi niyetliyseniz herkeste bu iyi enerjiyi size geri yansıtıyor. Tanıştığım, yol sorduğum herkes ama herkes inanılmaz kibar, yardımsever ve sıcaktı. Herkes İngilizce konuşabildiği için ve şehirde benim gibi yüzlerce değişim öğrencisi olduğu için her şey yolundaydı ve orayı hep en iyi şekilde anıyorum.

Erasmus programındaki en ilginç anınızı bizimle paylaşabilir misiniz ?
Arkadaşımla Paskalya tatilinde 2 gün Paris’te ve 2 gün Amsterdam’da kalacak şekilde bir gezi ayarladık. Biz tüm biletleri aylar öncesinden kendi kendimize aldık ve geziye tam 1 hafta kala annemlere Paris’e gideceğimizi söyleyecekken Belçika’da bomba patladı. Babam güvenliğim için endişelenip kızım okuldan direkt yurda git gibi bir cümle söyleyince geziden hiç bahsedemedim ve habersiz gitmeye karar verdim. 4 gün her türlü macera doluydu ama ailemin orada olduğumdan haberi olmadığı için ben sürekli ölmemeye odaklıydım. Ne yapıp edip İsveç’e sağ salim dönmeliyim çünkü beni orada sanıyorlar diye düşünmekten çok gerildim. Son gün Amsterdam’dan Gothenburg’a uçağımız vardı. Ve ben artık mutlu ve gururluydum sonuçta tek parçayım. Sonra başka bir arkadaşım bizi aradı ve Gothenburg havaalanında bomba alarmı yapıldığını söyledi. Yani Gothenburg İsveç’in en büyük şehirlerinden biri ve İsveç’ten bahsediyoruz orada bomba patlama ihtimali kaç ki bu bana denk gelebiliyor? Arkadaşım bana ölmek istemediğini, o yüzden uçağa binmeyeceğini ve Amsterdam’da kalacağını söyledi. Öte yandan benim için böyle bir ihtimal yoktu çünkü uçağa dünyanın parasını verdim, ailemin haberi olmadığı için onlardan para isteyemiyorum, yanıma 4 gün için çok az nakit götürdüm ve nasılsa döneceğim diye her şeyi son kuruşuna kadar harcadım. Her neyse en sonda zaten Gothenburg’daki bomba alarmının tedbiri çoktan alınmış ama bizim uçağımız başka sebeplerle rötarlı uçtu ve diğer aktarmalı olan uçuşlarımızı kaçırdık falan ama en sonunda gene mucizelerle kendi şehrimize vardık.

13499546_621534758013916_896638768_o

Yaşadığınız bu tecrübe sizde ne tür değişikliklere sebep oldu ?
O 4 gün benim için inanılmaz stresliydi çünkü her şeyi ben kontrol ediyordum. Ama bir o kadar da bir sürü şey öğrendim ve kendimi geliştirmiş oldum. Dolayısıyla o an ben neden bunları yapıyorum evde rahat rahat yatmak vardı diyebilirsiniz ama bu plan her ne kadar caydırıcı olsada, konfor alanınızdan çıkmanızı ve sonuna kadar rahatınıza meydan okumanızı tavsiye ederim. Çünkü geriye dönüp bakınca elinizde anı olarak sadece onlar kalıyor.

Bu programa tekrar katılacak olsanız yine aynı ülkeye gitmek ister miydiniz ?
Kesinlikle isterim. Ben şu ana kadar Erasmus’ta ya da herhangi bir değişim programında gittiği ülkeyi sevmeyen birine rastlamadım. Çünkü orada ülkenin kendisinden ziyade sizin başta kendinizi ve orada tanıştığınız insanları yakından tanıma fırsatı bulmanız ve her farklı şeyle size ve hayata dair bir sürü şey öğrenmeye açık olmanız asıl önem taşıyan şey. Eğer zaten bu açık fikirliliğe sahipseniz her gittiğiniz ülke sizin için çok değerli ve ikinci vatanınız gibi olacak. Kesinlikle yabancı bir ülkenin adı size çok şey ifade edip özlemi içinizi acıtabiliyor ve sevinci de bir o kadar gururlandırabiliyor.

Erasmus Öğrenci Değişim Programı’na katılmak isteyen kişilere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz ?
Erasmus ve diğer değişim programlarının amacı dünyanın dört bir yanındaki insanların aslında birbirinden çok da farklı olmadığını, benzer şeylere sevinip, üzülebildiğini, benzer dertleri olduğunu ve insanların hükümetlerinin politikalarıyla bağdaştırılıp, etiketlenip, ötekileştirilmemesi gerektiğini göstermek. Bu o kadar mucizevi bir şey ki düşünün Karayip adalarından bir kız Erasmus’la İsveç’e gidiyor, ben de Türkiye’den İsveç’e gidiyorum ve biz orada arkadaş oluyoruz. Şu an hala sürekli görüşüyoruz ve onun üzgün olduğu zamanlarda ben onun moralini düzeltmeye çalışıyorum ya da Türkiye’de bir olay olduğunda hepsi beni arayıp nasıl olduğumu sorup, dualarını gönderdiklerini söylüyorlar. Bu o kadar ihtiyacımız olan bir şey ki… Dünya’daki bütün sorunların kaynağı sevgisizlik. Değişim programları insanların her türlü etiketten sıyrılarak sadece insan kimliğiyle tanışmasını sağlıyor. Çünkü hepimizin tek ortak paydası var o da insan olmak. Sevgi dünyayı kurtaracak.

Güşta Kırıcı’ya verdiği bu samimi cevaplardan dolayı çok teşekkür ediyoruz!

Ozan Yiğit Demirbaş

İşletme öğrencisi, Ebru talebesi, Klasik Müzik ve Sinema ilgilisi. Şimdilerde ise eski bir Kültür-Sanat editörü.

1 Comment

  1. Mehmet UÇUCU
    28.03.2017 at 11:33 Reply

    Merhaba arkadaşlar, sabah iş yerimde “tank motorumuzun yapılması-yapılamaması” muhabbetinden “devrim” arabasının muhabbeti doğdu.Oradan rahmetli ilk müteşebbislerimizden sayılabilecek fedakar insan, gelecek nesillere tanıtılması için her türlü etkinliğin yapılması gereken örnek, cesaretli, vatanperver ve daha neler, neler…sıfatlarla tarif edebileceğimiz çalışkan müteşebbis “Nuri DEMİRAĞ” a kadar geldim. Ve sizin güzel online gazetenize ve benimde ufacık bir kavram katkım olsun “paperline”, “bilgipaylaşımyolu” gibi isimlerle sizlerin güzel gazetenize ve fikir katkılarınıza teşekkürler. Benim de heyecanlı , meraklı doyumsuz, sosyal cesareti zirve yapmış GAZİ “grafik tasarım” da okuyan bir delikanlım var. sizin bu güzel ve entelektüel seviyedeki sitenizi ona tavsiye edeceğim. “Erasmus” gibi onu ve bizi ilgilendiren konular çok hoşuna gidecek. Erasmus’a karar verirsek bizim genç te size çok şey danışabilir ve deneyimli arkadaşlarınızın fikirlerine ihtiyaç duyabilir. ben de güzel yazılarınızdan bazılarını alıntıladım. kaynağınızı göstererek şimdiden hem teşekkürler hem de haklarınızı helal ediniz.

Yorum Yap!

İlgili Yazılar