Melankoli Sahaf Kültür - Sanat

Melankoli Sahaf

Çağımızın yabancılaşan tekil şahısları, sosyalleşmekten korkan ve uzaklaşan, kaygılarının ve korkularının komutlarıyla yaşamını sürdürmeye çalışan özetle hımbıllaşmış insanlardır aslında. Ancak bu yabancılaşma ve hımbıllaşma insanımızın değil, ona yön veren unsurların suçudur. Uygarlaşmaya ve bunu yaparken kentleşmeye önem veren topluluklar, mekân ve kimlik sorgulamalarından ötürü aidiyet duygusunu yitirerek, güvensizleşerek ve kendini soyutlayarak başa çıkabilme yöntemleri geliştirmeye çabalamaktadır. Sonuç her türlü etkileşimin insan iletişiminden kopuk market kültürünün yayıldığı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Market kültürü ise maddi ve manevi hiçbir çabaya girmeden insanın ‘şeyleri’ elde etme hevesiyle bir solukta bitiveren doyuma ulaşamayan hazlarla sonlanmaktadır ve bu hazin sonlardan payını alan kitlelerden biri de kitaplar ve kitapçılardır.

20161111_211753

Tuğla duvar detayları Çinçin’de yıkılan gecekondulardan alınıp dekor için kullanılmış…

Sahaf kültürünün güç bela kişisel çabalarla ayakta kalmaya çalıştığı günümüzde olayın sadece kitap ve okuyucu arasında yiten duygular olmadığının farkına varmak gerekir. Kitap okuyucusuna bilgisayar ekranlarından değil; sohbet ettiği kitapçısından, sahafından iletiliyor olmalıdır. Kitap, satın al-oku-bir kenara koy üçlemesinden daha öte yani sürdürülebilir insan ve kitap ilişkisi doğrultusunda yaşanmalıdır. İnsanların ve etkileşimin anlamlı kılındığı mekânlar da buna uygun oluşturulmalı ve kitapların elektronik ekranlardan seçildiği kitapçılardaki satıcı-alıcı robotik ilişkisinden çok farklı olmalıdır. İşte tüm bu koşulları sağlayan ve hayal ürünü olmayan hatta ‘umudun mekânı’ diye adlandırabileceğimiz Ankara’nın belki de en özgün sahaflarından olan ‘Melankoli Sahaf’tan bahsetmek ve doyum alabileceğiniz hazların olduğu bir mekânı anlatmak istiyorum sizlere.

İki yıldır varlığını Cinnah Caddesi Alaçam Sokakta sürdüren bu güzel mekân aslında kedileriyle, her zaman uğrayıp içebileceğiniz çayı kahvesiyle ve aslında insanların öncelik olarak gördüğü olguyu ele alırsak ucuzluğuyla meşhur. Meşhur derken orayı bilenler için çünkü Melankoli Sahaf geçimini ticari getirilerinden çok sosyal kazancıyla sürdürebilen bir yer. Peki, burayı pek çok mekândan ayıran nedir?

20161111_211829

Sadece kitaplara değil kedilere ve müziğe de yer var…

Evet, yok edilmesi zor ancak yerelin de yerelinde başarılmaya çalışılan bir mülkiyet kavramını yıkma çabası olması onu değerli kılanlardan. Bu mekânın sürdürülmesini sağlayan Öner Abimiz diyor ki: “Bir şeyi tüketmek için illa bir bedel ödenmemeli.” Özellikle de bedel ödememesi gereken en önemli kitlenin öğrenciler olduğuna inandığından daha çok gencin orayı keşfetmesi ve gitmesi önemli ve de umut verici. Oraya sadece çay kahve içmeye de sohbet etmeye de gidebilirsiniz bir şey ‘satın almak’ zorunda hissetmeksizin. Ya da önünden geçerken fark edilen ilk şeyin kediler olduğunu varsayarsak sadece kitapların üzerinde uyuyan kedileri sevmek için bile uğrayabilirsiniz. Bunların hiçbiri için Melankoli Sahaf’a bir bedel ödemek zorunda değilsiniz.

Bir diğer şaşırtan unsur ise kitapların ciddi anlamda ucuz olması. Sahaftaki kitapların yüzde doksanı beş lira. Geriye kalan yüzdelik tahmin edeceğiniz üzere sahafı sahaf yapan nadir bulunan parçaları içermekte. Ancak burada da bir Melankoli Sahaf farkı var. Diğer sahafları kötülemek adına değil bu söylenen elbette ki ama genel olarak sahafların nadir parçalara biçtiği fiyatın üçte birini ya da dörtte birini biçiyor Melankoli Sahaf. Kitapların kullan at ya da sadece maddi ‘şeyler’ olmadığının bilincinde olan ve bunu yaymaya çalışan Melankoli Sahaf temel prensibinin mutluluk olduğunu da ekliyor.

Bu kadar sosyal ve sıcak bir ortamın bir sonucu olarak anlayabiliriz ki kitap marketlerle alakası olmayan bir yer ve yine ekliyor Öner Abi:” Önceden tasarlanmamış ve sistematize olmamış bir yer.” Kitaplar sınıflandırılmamış halde ve karıştırırken çok başka sonuçlarla çıktığınız bir yolculuğa dönüşen bir sosyalleşme alanında buluveriyorsunuz kendinizi.

15036493_10154289811198318_6293326354376895948_n

Bu kadar sınırları olmayan bir yerin elbette ki tek sosyalleşme yöntemi kitap edinmek değil. İmza günlerinin yapıldığı hiç planda yokken müzik yapanları görebileceğiniz bir yer oluveriyor. Hatta pazar günü (13 Kasım) ‘Eski Usul Vintage’ ve Melankoli Sahaf Buluşması etkinliği düzenlendi. ODTÜ’lü öğrencilerin şehir şehir hatta ülke ülke gezip topladıkları vintage parçalar sergilendi ve satıldı.

Sosyalleşmek, yabancılığı yok etmek ve üzerimizdeki hımbıllığı atmaktan kastımız tam olarak bu anlatılanlardır. Gezgin-toplayıcı Vintageseverler ve bir sahafın buluşmasıyla harika bir gün geçirebileceğimiz herhangi bir market kültürü hâkimiyetinde bir mekân olduğunu sanmıyorum. En azından bir çayını kahvesini içmeye gitmenizi naçizane tavsiye ederim. Güzel insanlarla ve marketlerden sonra sizi heyecanlandıracak kitaplarla karşılaşacağınıza inandığım umut dolu bir mekân.

 

Notlar

İlgili Yazılar