The Matrix, Yeşil ve Tonları -2: Alternatif Teoriler Kültür - Sanat

The Matrix, Yeşil ve Tonları -2: Alternatif Teoriler

Bu yazı dizisinin ilk bölümüne bu linkten ulaşabilirsiniz.

Wachowski Kardeşlerin yazıp yönettiği 1999 yapımı The Matrix’te yer alan birçok obje ve temanın neden yeşil ve tonları ile renklendirilmiş olduğu ile ilgili akla ilk gelen teoriler “The Matrix, Yeşil ve Tonları -1: Teoriler” adlı yazıda işlenmişti.

Biraz da alternatif teorilere göz atalım.

Bilişim sektörünün ilk yılları olan 1960’lardan renkli ekranların yaygınlaştığı 1980’lere kadar piyasada olan ve tek renk gösterme özelliğine sahip monokrom monitörlerde genellikle yeşil fosfor kullanılırdı. Bu renk tercihi dolayısıyla o dönemde bilgisayarlar yeşil renkle özdeşleştirilmekteydi. Bilgisayar yazılımlarının insanoğlunu esir alması fikrinin işlendiği filmde ağırlıklı olarak yeşil rengi ve tonlarının tercih edilmesi, yönetmen kardeşlerin yazılım teknolojisinin ilk yıllarına gönderdiği bir selam olarak veya teknolojinin geldiği noktaya yapılan bir atıf olarak da yorumlanabilir.

IBM_PC_5150

Yeşil fosforun kullanıldığı bir IBM monokrom monitör.

Yeşil rengin andırdığı şeylerden biri öyküler, efsaneler ve masallarda yer alan şeytanlar, devler ve canavarlardır. İngiliz ve İrlanda folkloründe betimlenen cadılar ve kötü ruhlar genellikle yeşil renktedir. Çinli ejderhaların tasvirinde yeşil renk sıklıkla kullanılır. 1935 yapımı Bride of Frankestein adlı filmin posterinde yer alan Frankestein’in yüzü yeşil renktedir. Broadway adaptasyonlarında Dracula’yı canlandıran Bela Lugosi’ye yeşil renkli makyaj yapılmaktaydı. Benzer bir şekilde yeşil ve tonlarının hastalık, şanssızlık ve zehir ile özdeşleşmesi de popüler kültürde sıkça işlenmektedir. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, yaratılmış yapay bir gerçeklik aracılığıyla insanları kontrol altına alan büyük ölçekli yazılım ve makinelerin oluşturduğu “sahte dünya” Matrix’in, tarihten bu yana insan yutan canavarlarla veya gözü dönmüş cadılar ve ejderhalarla ilişkilendirilmiş yeşil ve tonları ile betimlenmesi kulağa çok da garip gelmemektedir.

Green_dragon_-_Lars_Grant-West

Yeşil renginin andırdığı şeylerden biri öyküler, efsaneler ve masallarda yer alan ejderhalar, devler ve canavarlardır.

Şimdi sıra benim “komplo teorime” geldi.

İnsanoğlunun ayırt etmekte en erken davrandığı şeylerden biri de çevresindeki objelerin rengidir, dolayısıyla renklerin adlandırılması uzun yıllar önceye dayanır. Temel renklerin ve tonlarının isimleri, antik dillerin çoğunda özgündür. Fakat mavi rengi birçok antik dilde yer almamaktadır. Antik Yunancada yeşil için kullanılan kelime, mavi rengi için de kullanılıyor, çoğu zaman denizler ile ağaçlar aynı renk ile tarif ediliyordu. Hatta şaşırtıcı bir şekilde, Homeros, meşhur Odysseia destanında denizi tarif etmek için eserin birçok yerinde “şarap rengi” yakıştırmasını kullanılıyordu. Benzer bir şekilde, “mavi” rengi ne İncil’de , ne Kuran’da ne eski Hindu ilahilerinde ne de antik Çin hikayelerinde yer almaktadır. Yapılan çalışmalar, Nambiya’nın yerli halklarından olan ve dış dünyayla oldukça izole olarak bugüne gelen Himba adlı topluluğun mensuplarının yeşil ile mavi rengi ayırt etmekte oldukça zorlandığını ortaya koymuştur. Bütün bunlar bir araya getirildiğinde, eskiden insanların mavi ile yeşili ayırt edemedikleri, “mavi” konseptinin insan gözünün evrimleşmesinin bir sonucu olduğu şeklinde teoriler ortaya atılmıştır.

lake-trees-deep-forest-sea

Antik Yunan eserlerinde deniz ile ağaçlar, çoğu zaman aynı renk ile ifade ediliyordu.

Bu durumda yeşil rengi ile özdeşleştirilmiş “sahte dünya” ile mavi rengi ile özdeşleştirilmiş “gerçek dünya” arasında kurulan zıtlık ilişkisinin şimdiye kadar ortaya atılmış teorilerden daha derin temellere sahip olduğu iddia edilebilir. Ya da, kim bilir, belki de “mavi” diye bir renk yoktur, belki de ağaçlar ile denizler aynı renktedir, belki de sadece Matrix, beynimize gönderdiği sinyallerle bizim onları farklı renklerde ayırt etmemizi sağlıyordur?

Çok mu kötümser oldu? O halde şu nasıl: Belki de daha gelişmiş bir gözle ayırt edilebilen mavi rengi ile özdeşleştirilen “gerçek dünya”ya erişebilmek için “sahte dünya”da yaşayan insanların gelişmesi ve evrilmesi gerekmektedir.

Galiba bu, biraz daha umut aşılayıcı oldu.

maxresdefault

Bonus: Free your mind.

İlgili Yazılar