Roma’ya Kafa Tutan General: Kartacalı Hannibal Tarih

Roma’ya Kafa Tutan General: Kartacalı Hannibal

Bu yazımda siz GazeteBilkent Tarih okurlarını birkaç bin yıl geriye götürmek istiyorum. Büyük imparatorlukların dünyaya hakim olduğu ve zaman zaman, bazı doğuştan yetenekli çılgın adamların o imparatorluklara meydan okuduğu zamanlara…

[dropcap]B[/dropcap]ugün Tunus’un bulunduğu bölgede tarih sahnesine çıkan Kartacalı Hannibal Barca, o dönemde Batı Akdeniz’e hakim olan Roma Cumhuriyeti’nin başına büyük bir bela olmuş ve İspanya, Kuzey Afrika ve en önemlisi İtalya’da, bir generalin yapabileceği en çılgın işleri yaparak, ben dahil tarih okuyan ve dinleyen bütün dünyayı kendisine hayran bırakmıştır.

Şimdi Roma ve Kartaca’nın 2500 yıl önceki durumu ışığında Kartacalı Hannibal Barca’yı yakından tanıyalım.

[box_dark]Hannibal’ın İlk Yılları, Roma ve Kartaca[/box_dark]

Hannibal M.Ö. 247’de doğdu. Roma’ya intikam yeminleri edilen topraklarda, Kartaca’da…

Hayatının seyrini belirleyen en önemli yıllar, 9-10 yaşlarında babası Hamilcar Barca’nın İspanya Seferi’ne tanıklık ettiği yıllardı. Hamilcar başarılı bir generaldi, Kuzey Afrika’da bir şehir devleti olan Kartaca’ya ihtişam kazandırmış ve değişik milletleri kendi yönetiminde toplayarak İspanya’yı fethe soyunmuştu.

Güçle ve gücün getirdiği olağanüstü ihtişamla bu yıllarda tanışan küçük Hannibal, babasının yaptıklarını yakından izliyor ve babasıyla birlikte Roma’yı fethetme hayalleri kuruyordu. Hannibal doğmadan önce Roma henüz genişlemeye başlayan bir Cumhuriyet’ti. Kartaca ise Batı Akdeniz’de güçlü donanmasıyla kontrolü elinde tutuyordu.

Kartaca, deniz hakimiyetine ve ticaretine dayalı bir şehir devletiydi.

Romalı kaynaklarda Kartaca’nın ismi Poenicus olarak geçer, bu da Phoenicia’dan, Türkçe tercümesiyle Fenikelilerin isminden gelmektedir. Roma’yla Kartaca arasında patlak veren üç büyük savaş da adını bu kelimeden alır: Pön Savaşları (Punic Wars).

Kartaca talassokratik, yani deniz hakimiyetine ve ticaretine dayalı bir şehir devletiydi. Güçlü bir donanması vardı, ancak kara orduları yeterince iyi değildi. Genelde paralı askerlerden, özellikle de Afrika’da bir diğer güç olan Numidyalılardan oluşan bir orduya sahipti.

Roma Cumhuriyeti’nin ise tam aksine, muazzam kara orduları vardı ancak Birinci Pön Savaşı sırasında bir donanması bulunmuyordu.

M.Ö. 264’te İtalya’nın güneyindeki Sicilya Adası’nda başlayan Birinci Pön Savaşı’nda, Kartaca karada Roma’ya mağlup oldu. Ancak savaşı denize taşıdı ve üstün konuma geçti. Roma bunun üzerine kısa sürede büyük bir donanma oluşturdu. Ustaca bir taktikle Kartaca’yı bozguna uğrattı. Kartaca 23 yıl süren, zamanın en büyük savaşı sonunda Roma’ya boyun eğdi. Sicilya’yı kaybetti ve yüklü bir savaş tazminatı ödemek durumunda kaldı.

[pullquote_right]Hannibal’ın içine doğduğu o Roma nefreti de bu acı mağlubiyetin bir eseriydi.[/pullquote_right]

Babasının ölümü sonrasında orduların başına Hamilcar’ın damadı Hasdrubal geçti. Hannibal işte tam bu zamanda, M.Ö. 229 yılı civarında Kartaca ordusunda subay olarak görevlendirildi.

Hasdrubal’ın suikaste uğraması sonrasındaysa, Kartaca ordusu oy birliğiyle, Hamilcar’ın oğlu Hannibal Barca’yı Kartaca’nın İspanya ordusunu yönetmekle görevlendirdi. Hannibal, Cartagena Limanı üzerinden İspanya’da kontrolü ele geçirdi. Bir İspanyol prensesiyle evlenerek hakimiyetini güçlendirdi.

Birinci Pön Savaşı’ndan sonra yapılan anlaşmaya göre; Kartaca’nın hakimiyet sınırı kuzeydeki Ebro Nehri’ydi. Nehrin güneyindeki Saguntum şehriyse Roma’yla ittifak halindeydi. Hannibal sekiz aylık bir kuşatma sonunda Saguntum’u ele geçirdi, ve Roma’ya saldırı planları yapmaya başladı.

[box_dark]İkinci Pön Savaşı, Hannibal’ın Güç Gösterisi ve Yenilgisi[/box_dark]

Hannibal o döneme kadar Kartaca’nın hiç sahip olmadığı kadar büyük bir ordu topladı. Orduda 40 adet fil bulunuyordu ve kayıtlara göre 100,000 kişilik bu ordu İspanya’dan yola çıkarak Pireneleri geçti, Rhône Nehri’ni aştı ve Alpleri kat etti.

Alpleri geçerken yorgun düşen Kartaca ordusu, Romalı general Publius Cornelius Scipio ile karşı karşıya geldi. Hannibal, Scipio’ya karşı zafer kazandı.

Hannibal, Trebia Nehri’nde ve Trasimene Gölü’nde Roma’ya karşı üst üste galibiyetler alırken Roma’nın bütün düşmanlarını da yanına çekti. Özellikle Galyalılar Hannibal’ın Roma’ya karşı savaşında büyük destek verdiler.

Kaynaklara göre Hannibal, kendi ordusunun iki katı büyüklüğündeki Roma ordusunu Cannae şehri yakınlarında mağlup etti. Bu galibiyetle Güney İtalya’nın hakimiyetini ele geçirdi.

Pön Savaşları, Batı Akdeniz’de Kartaca ve Roma arasındaki güç dengelerini değiştirmiştir.

Hannibal bu savaş sonrasında ordusunu yorgun gördü ve en büyük hayali Roma şehrini kuşatmaktan o an için vazgeçti.

[pullquote_left]Bu karar, tarihçiler tarafından Hannibal’ın kaderini tayin eden karar olarak yorumlanıyor.[/pullquote_left]

Roma Cumhuriyeti’nin Hannibal’a karşı taktiği ise İspanya ve Kuzey Afrika üzerine ordular göndererek Hannibal’ı İtalya’dan çıkmaya zorlamaktı. Ayrıca Hannibal’ın kardeşinin yönettiği destek ordusunu etkisiz hale getirdi.

Roma bu taktiğiyle başarılı oldu ve Hannibal İtalya Fethi’ni yarıda bırakıp Kartaca’ya dönmek zorunda kaldı.

Ancak bu kez durum değişmişti. Afrika’daki diğer milletlerin desteğini alan Romalı general Scipio, Kartaca yakınlarındaki Zama’da Hannibal’ı mağlup etmeyi başardı. Böylece Hannibal’ın Roma’ya kafa tutma serüveni sona ermiş oluyordu.

[box_dark]Hannibal’ın Son Yılları ve Ölümü[/box_dark]

İkinci Pön Savaşı sonunda Kartaca yalnızca şehir devletini elinde tutabildi. Akdeniz’deki bütün donanma gücünü ve İspanya’nın tamamını kaybetti. Hannibal Zama’daki son yenilgiden sağ kurtuldu. Ancak Roma’yı fethetme arzusunu asla kaybetmedi.

Kartaca’daki asiller onu vatana ihanetle suçladılar, orduyu yönetirken beceriksiz davrandığını ileri sürdüler. Hannibal’ın Suriyeli Antiochus’u Roma’ya karşı kışkırttığını Roma Cumhuriyeti’ne haber verenler de yine onlardı. Hannibal bugün Türkiye sınırları içinde bulunan Efes’e kaçtı. Anadolu’daki güçlü devletleri Roma’ya karşı kışkırtma denemeleri yaptı, ancak Roma hepsine karşı galip geldi.

Kaderi Hannibal’a başka çare bırakmıyordu. Roma onu yenmişti; hayatının amacından, hayallerinden artık çok uzaktaydı. İçi babasının ona ettirdiği intikam yemininin hırsıyla dopdoluydu ancak yorgun düşmüştü. Kaçacak yeri kalmayan Hannibal, Roma’ya teslim olmayı reddetti. Zehir içerek kendi yaşamına son verdi. 64 yaşındaydı.


Hannibal Barca, genç sayılabilecek bir yaşta büyük Kartaca ordusunu yönetmekle görevlendirilmiş, içindeki intikam ateşiyle birlikte zamanın güçlenen Roma Cumhuriyeti’ne baş kaldırmış ve Roma’yı elinden son anda kaçırmış bir generaldir.

[box_light]İkinci Pön Savaşı’ndan yüzyıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı’nda Mussolini’yi yok etme hesapları yapan Müttefik Devletler, Afrika üzerinden İtalya’ya saldırı planlarında Hannibal’ın Roma’ya karşı meşhur mücadelesini dayanak olarak kullanmıştır.[/box_light]

Hannibal’ın generallerinden Maharbal, Cannae galibiyetinden sonra Hannibal’ın Roma’ya yürümeyi reddetmesine cevap olarak ona şöyle demiştir:

“Elbette ki hiç kimse Tanrı’nın lütuflarının tamamıyla şereflendirilemez. Sen, Hannibal, bir zaferi nasıl kazanacağını biliyorsun, ancak onu nasıl kullanacağını bilmiyorsun.”

KAYNAKÇA

http://www.history.com/topics/ancient-history/hannibal

http://www.livius.org/person/hannibal-3-barca/

İlgili Yazılar