Tarihin Onurlu Savaşçıları: Samuraylar Kültür - Sanat

Tarihin Onurlu Savaşçıları: Samuraylar

Samuraylar

Samuraylar

Sevgili okurlar,

Bu yazımda sizlere Meiji Restorasyonu’na değin süre gelmiş olan soylu asker sınıfı olan samuraylardan bahsedeceğim. Ama, onun öncesinde, samurayların ortaya çıkmasına sebep olan olaylardan bahsetmekte yarar var.

Japon topraklarının sadece %20’sinin tarıma elverişli olması nedeniyle, savaşçı klanlar sürekli kendi aralarında, topraklara egemen olmak için savaşıyordu. Toprakları ele geçirme ve yönetme mücadelesi, samuray sınıfının ortaya çıkıp yükselmesine yol açtı.

Savaşçı sınıfın ortaya çıkmasında önemli olan bir tarih ve olay vardır: M.Ö. 660’ta Jinmu Tenno savaşçı klanları birleştirerek başa geçen ilk Japon imparatoru olmuştur ve kendisi ilahi savaşçı olarak bilinir. Yamato Bölgesi’ne insanlarını da yerleştirerek, imparatorluk hanedanı olarak günümüze değin süre gelecek olan Yamato Klanı’nı ve Devleti’ni kurdu. Yamato Klanı üyeleri kendilerini ilahi soy olarak tanımlarlar.

Bir daimyo başka bir devlete resmi ziyaret gerçekleştirirken - İllüstrasyon: J. M. W. Silver

Bir daimyo başka bir devlete resmi ziyaret gerçekleştirirken – İllüstrasyon: J. M. W. Silver

Yamato Klanı’ndan gelen İmparator Keiko ilk Şogunluk’u kurdu ve kendisi ilk Şogun’dur. Şogun kelimesi aslında seii taishougun kelimesinin kısaltılışı olup “askeri kumandan” anlamına gelmektedir. Şogunluklar feodal yönetimlerdir. Şogunlar askeri ve rütbe olarak en üst düzey yönetici kişilerdir. Tarihte üç büyük şogunluk vardır. Bunlar kronolojik olarak şu sıradadır: Kamakura Şogunluğu, Ashikaga Şogunluğu ve Tokugawa Şogunluğu.

Samurayların Ortaya Çıkışı ve İlk Samuraylar

Heian Dönemi’nde samuraylar zengin toprak sahibi olan daimyoların silahlı destekçileridir ve 12. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

1860'lı yıllardaki bir samuray zırhı.

1860’lı yıllardaki bir samuray zırhı.

Samuraylara bushi de denilmekle birlikte, bushi, “savaşçı” anlamına gelmektedir. Samuray kelimesi ise Japonca saburau (hizmet etmek) fiilinden gelmektedir.

12. yüzyılın ortalarından itibaren Japon politik gücü, imparatordan ve Kyoto’daki  kendi soylularından büyük toprakların klan liderlerine kademe kademe geçmeye başladı.  Gempei Savaşı iki büyük klanın – Minamoto Klanı ile Taira Klanı- mücadelesine sahne oldu. Minamoto Yoshitsune’nin, klanını zafere taşımasıyla savaş sona erdi.

Samurayların Yükselişi ve Kamakura Dönemi

Savaşın galibi olan lider Minamoto Yorimoto- sürgüne gönderen Yoshitsune’nin kardeşi-  Kamakura’da merkezi hükümeti kurdu. Babadan  oğla miras yoluyla geçen askeri bir diktatörlük olan Kamakura Şogunluğu’nun kuruluşu, Japonya’daki tüm politik gücü samuraylara aktardı. Yorimoto’nun otoritesi gücüne bağlı olduğundan Yorimoto, samurayların ayrıcalıklı konumunu inşa edip yeniden tanımladı; hiç kimse Yorimoto’nun izni olmadan kendisini samuray olarak tanımlayamazdı.

Çin’den Japonya’ya aktarılmış olan Zen Budizmi, birçok samurayın ilgisini çekiyordu. Zen Budizmi’nin sade, basit ritüelleri ve kurtuluşun kişinin kendisinde olduğu inancı, samurayların kendi davranış biçimlerinin oluşumu adına ideal bir felsefi altyapı sağladı. Ayrıca; Kamakura Dönemi süresince kılıç, samuray kültüründe büyük bir öneme sahip oldu. Bir adamın onuru, kılıcında ve kılıcının ustalığında, zanaatında saklıdır.

Karmaşa Altındaki Japonya:  Ashikaga Şogunluğu

13. yüzyılın sonlarında iki Moğol istilasını bertaraf eden Kamakura Şogunluğu gittikçe zayıfladı ve Ashikaga Takauji’nin önderliğindeki isyanla karşılaştılar. Kyoto’yu merkez edinen Ashikaga Şogunluğu, başa gelişlerinden sonraki 2 asır boyunca,  kan davalı klanlar arasındaki karmaşaya sahne oldu. Özellikle 1467-1477 yılları arasındaki ara bozucu Onin Savaşı’ndan sonra, Ashikaga Şogunları etkisini ve otoritesini yitirdi. Haliyle feodal Japonya merkezi gücünü de yitirdi. Toprak lordları, yani daimyolar ve onların samurayları, kanunu ve düzeni korumak için gücü ele almaya başladılar.

Politik karışıklığa rağmen, Muromachi olarak adlandırılan bu dönem, Japonya’da büyük bir ekonomik yayılmaya ve gelişmeye sahne oldu. Bu dönem aynı zamanda Japon sanatının altın çağıdır, çünkü samuray kültürü Zen Budizmi’nin gelişen etkisi altında kendini bulmaktaydı. Günümüzde hala ünlü olan çay seremonisi (chanoyu), kaya bahçeleri (karesansui), çiçek düzenleme sanatı (ikebana) , tiyatro ve resim özellikle bu dönemde yükseldi, gelişti.

Tokugawa Şogunluğu Dönemi’ndeki Samuraylar

Sengoku Jidai, yani Savaşlar Dönemi olarak adlandırılan dönem, 1615 yılında Japonya’nın Tokugawa Ieyasu‘nun yönetimi altında birleştirilmesiyle sona erdi. Bu yeni dönem, 250 yıllık bir barışa ve refaha sahne oldu. İlk kez bu dönemde samuraylar askeri bir güç olmaktan ziyade, sivil olarak yönetim sorumluluğunu üstlendi. Ieyasu, askeri birlikler için bir yönetmelik hazırlayarak samurayların eşit şartlarda eğitilmesini ve Konfüçyanizm ilkelerine göre kibarlık  kazanmalarını amaçladı ve sağladı. Sadakat ve görev bilincini önemseyen muhafazakar bir inanç olan Konfüçyanizm, samuraylar için önemli olan Budizm inancını gölgede bıraktı yine bu dönemde. Budizm ve Konfüçyanizm’e göre Bushido -samurayların etik kuralıdır ve savaşçının yolu anlamına gelir-  kimi çeşitlilikler ve küçük değişiklikler geçirdi; fakat savaşçı ruh aynı kaldı. Bushido; tutumluluk, nezaket, dürüstlük, aile bireylerini sevme ve gözetmeyi, korkuyu yenmeyi içerir.

Samurayların Etik Felsefesi: Bushido

Samuraylar:

  • bağlılığı, cesareti, doğruluğu, şefkati ve onuru her şeyin üzerinde tutar.
  • yaşama karşı minnettar ve saygılıdır.
  • savaşta ve mücadelede ölümcül olsa da, zayıflara ve çocuklara karşı şefkatli ve anlayışlıdır.
  • doğru yargılama ve muhakeme, kişisel gelişim ve kişisel farkındalık için aydınlanmaya çabalar.
  • kimi dövüş sanatlarında veya mental, fiziksel, duygusal ve spiritüel olarak kendi gelişimine yardım edecek alanlarda pratikler yapar.
  • ölümü kendi düşmanı olarak değil, kendi danışmanı olarak kullanır.
  • Kendini bilmenin yollarını arar ve kendini bilmeyi amaçlar.
  • toplumsal ve ailevi ilişkiler aramanın yanında usta – çırak ilişkisini de anlamayı arar.

Samuraylar, emrinde oldukları bir toprak lorduna yani daimyoya tabiilerdi. Daimyoularına karşı mutlak sadakat taşırlardı. Eğer samuray efendisine hizmette kusur etmişse, utanç verici eylemlerde bulunmuşsa, zorunlu olduğu halde seppuku yapmaktan kaçınmışsa veya efendisi ölmüşse “ronin” sıfatını – roninin kelime anlamı “başıboş, aylak” demektir – alırdı. Ronin samuraylar artık efendisizdir ve sınıf olarak seviyeleri normal samuraylardan düşüktür.

Seppukunun gerçekleşme anı

Seppukunun gerçekleşme anı

Topraklar koku sistemine göre yönetilirdi. Koku sistemine göre daimyoular toprak genişliğine yetecek kadar insan beslediği ile aynı oranda samuray beslemeliydi. Herhangi bir sayısal fazlalık, savaşta sorun çıkarmasa da barışta sorun çıkarıyordu. Bu yüzden daimyoular zorunlu olarak en az değer verilenleri başka daimyoulara verebiliyordu. Bu yüzden samuraylar, savaşçılıklarını ve yeteneklerini geliştirmek için çok fazla çalışırlardı; ölümcül savaşlara ve seferlere bile giderlerdi. Sergiledikleri büyük başarılar sonucunda askeri olarak üst rütbelere geçebiliyorlardı.

Savaşta yenildiği halde hayatta kalmışsa bir samuray seppuku, yani harakiri, yapmalıydı. Samurayın seppuku yapması onurlandırılması ve onuru gereği olan bir intihardı. Seppukuda aslolan, ölümü bekleyen samurayın bunu korkunç acılar içinde yapmasıydı. Daha sonraları bu acıyı önlemek adına, seppukuya maruz kalacak kişi kendi karnını deşerken, en yakın arkadaşına buna maruz kalan kişinin kafasını eş zamanlı olarak kesme görevi verilirdi. Bu, kafayı kesen kişiye,  kaishakunin adı verilirdi.

jigai

Bir samuray eşi Jigai yaparken

Seppuku öncesinde kişi banyo yapar, beyaz bir kimono giyer, sonrasında en sevdiği yemekten yerdi. Hazır olunca karnına tanto veya vakizaşiyi saplar, sağ ve sola bıçağı yönlendirerek karnını keserek diyaframını ve midesini parçalardı. Daha sonra kaishakunin, ölecek kişinin başını uçururdu. Bu seppuku türü normal seppukudur. Kaishakuninin olmadığı seppukuda, kişi karnını haç şeklinde keser, iç organlarını çıkarır ve gücü yetebiliyorsa toprağa gömerdi. Bu tür seppukuya Juun Buun Seppuku adı verilir.

Samuray seppuku yapmak zorunda kalmışsa, eşleri de bir tür harakiri yapmak zorundaydı. Bu harakirinin adı Jigaidir. Kaiken veya tanto ile boyunlarındaki atar damarı keserlerdi. Tutsak alınmayı ve tecavüzü önlemek için hızlı ölümü sağlamaktı burada amaç. Jigaiden önce kadınlar yere otururken bacaklarını birleştirir ve birbirine bağlardı. Burada amaç ölürken gururlu bir pozda bulunmaktı. Bu poz kadınlara çocukken öğretilirdi.

     Bushido’nun 7 Erdemi

  1. Jin 仁 : Hayırseverlik ve şefkat
  2. Gi 義 : Doğruluk ve adillik
  3. Rei 禮 : Saygı
  4. Yuu 勇 : Cesaret
  5. Makoto 誠 : Dürüstlük ve içtenlik
  6. Meiyou 名窯 : Onur
  7. Chuugi 忠義 : Sadakat ve görev bilinci

Samurayların Savaş Stilleri

Katana, vakizaşi ve tanto

Katana, vakizaşi ve tanto

Samuraylar kenjutsu (kılıç kullanma sanatı) ve iaijutsunun (kılıç çekme sanatı)  yanı sıra  jujutsu ve kyudoda uzmanlardı. Kenjutsuda 3 tür kılıç kullanılırdı; bu kılıçların boyları en uzundan en kısasına doğru şu adlarla adlandırılır: katana, vakizaşi, tanto. Tanto neredeyse bir bıçak boyutundadır. Samuraylar katana ile vakizaşiyi beraber taşırlardı. Vakizaşi eş kılıç olarak kullanılırdı ve avantaj sağlardı mücadelede. Uyudukları zaman yastığın altına saklarlardı vakizaşilerini. Tanto ise iç savaş döneminde kullanılmıştır özellikle, kesici olarak kullanılmaktan ziyade delici olarak kullanılmıştır.

Hata Rokuzaemon, köpeği ve naginatasıyla birlikte.

Hata Rokuzaemon, köpeği ve naginatasıyla birlikte.

 

En ünlü samuraylar: Miyamoto Musashi, Minamoto Tametomo, Tomoe Gozen, Kusunogi Masashige, Honda Tadakatsu, Date Masamune, Tokugawa Ieyasu, Takeda Shingen, Toyotomi Hideyoshi , Mori Motonari, Minamoto Yorimoto, Minamoto Yoshitsune ve Oda Nobunaga’dır. Kadın samuraylar ise genelde naginata adlı uzun  bir sopaya takılmış ucu kıvrık bir bıçak ile savaşırdı. Naginatada ustalaşmış en ünlü samuraylar Tomoe Gozen ve Hangaku Gozen’dir. Tomoe Gozen aynı zamanda usta bir okçu ve kılıç ustası olarak da bilinir. Kadın samuraylar aynı zamanda evlendiklerinde, kaiken adlı çift tarafı keskin bir bıçak taşırdı. Bu bıçak, katana ve vakizaşinin uygun olmadığı zamanlarda kişinin kendisini koruması için bulundurulurdu, savunma amaçlıdır.

Samuraylar aynı zamanda iyi okçulardı. Kyudo okçuluk sanatıdır. Bununla beraber yakın dövüşte de ustalardı. Jujutsu, judo ve aikidonun atası sayılan Japon yakın dövüş sanatıdır.

 

[box_dark]Kaynaklar:[/box_dark]

1. http://www.history.com/topics/samurai-and-bushido

2. http://www-personal.umich.edu/~malokofs/SCA/Persona/History/samurai.html

3.  http://www.japan-guide.com/e/e2127.html

4. http://www.sleepingsamurai.com/bushido

5.  http://en.wikipedia.org/wiki/Bushido

6. http://theholisticwarrior.com/Bushido%20-%20The%20Way%20of%20the%20Samurai%20Warrior%20(2)%203-04-04.htm

7. http://en.wikipedia.org/wiki/R%C5%8Dnin

8. http://en.wikipedia.org/wiki/Kenjutsu

9. http://en.wikipedia.org/wiki/Seppuku

 

 

İlgili Yazılar