Kastın Neydi Moni? Tarih

Kastın Neydi Moni?

Kastamonu’nun temiz çevresinde geçirdiğim günler, benim için de unutulmaz anılarla doludur. En uygun bir fırsatta yine memleketinizi ziyaretle Kastamonu halkının temiz bağrında bulunmak en büyük arzularımdandır. 1926 (Atatürk’ün S.D.V, s.46)

[dropcap]R[/dropcap]ivayetler hep insan üzerine değildir. Rivayetlerin ne ile ilgili olduğu üzerinde farklılıklar mevcuttur. Bilindiği üzere; kimi şehirlerin kimi efsaneleri vardır. Bu şehirler tarihin bir köşesinde saklanır, az bilinen yahut hiç bilinmeyen korunaklı bir geçmişe sahiptir. Şehrin içinde barındırdığı saraylar, kaleler, surlar, kemerler aslında orada önceden varolmuş ya da hala süregelen bir medeniyetin mirasıdır.

kastamonu_kalesi

Sizce Kastamonu ilinin ismi nereden gelmektedir? Tarihsel bir süreç ya da bir sonuç mu bu isme önayak olmuştur?

Hepimizin eskiden beri tarihi kaleleri, taş köprüleri ve çarşıları ile bildiğimiz Kastamonu, mavi ile yeşilin birbirine en çok yakıştığı Karadeniz bölgemizde, ülkemizin 81 vilayetinden biridir. Kastamonu ili ismini süreç içinde pek çok farklı duruma tanıklık ederek almıştır.  Şehrin ismini nereden aldığına dair 4 farklı görüş ve bir de efsaneleşmiş öyküsü vardır.

inebolu-3

Kastamonu isminin Yunanca ve Latince bir karşılığı yoktur. Ancak şu bir gerçektir ki bu isim, çağlar boyu bu bölgeyi mesken tutmuş kavimlerin efsane haline dönüşen ortak özelliklerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Kastamonu isminin nereden geldiği hakkında kesin bir görüş yoktur. Ancak bu konu hakkında bir çok görüş vardır.

kastamonu_tarihi_saat-kulesi-cafe-kastamonu-merkez_1515431360191548759İlk görüş, sosyoloji ile bağlantılıdır: Bu bölgede yaşayan en eski kavim olan Gasgaslar’ın Sümerlerin bir kolu olduğu ve Mezopotamya’dan ayrılarak buralara yerleştiği sanılmaktadır. Bu kavimin de başkentinin Tumana olduğu ve bu kentin bugünkü Kastamonu olduğu sanılmaktadır. Dolayısıyla buraya Gasların kenti anlamına gelen Gas-Tumanna olarak kullanılmaya başlanmıştır ve günümüze kadar bu kelime değişerek Kastamonu’ya dönüşmüştür.

İkinci görüşe gelecek olursak, mitolojiktir: Ünlü Antik yazar Homeros’un İlyada’sına dayandırılarak ileri sürülmüştür. Homeros Kastamonu şehrinin ovanın tam ortasına Kommerler tarafından kurulduğunu söylemektedir. Buradan yola çıkılarak buraya Kommerlerin şehri anlamına gelen Karsan, Komencu denmiş ve bu zamanla Kastamonu’ya dönüşmüştür.

Üçüncü görüş, siyasi bir oluşum olan devleti baz alır: Kastamonu gerek siyasi gerekse askeri bakımdan 12 yüzyıl şehir hüviyetini kazanmıştır. Burada Kommenoslar sülalesinin hüküm sürdüğü bilinmektedir. Bizanslılarda Gastrum veya Gastra, ‘kale’ anlamına gelmektedir. Gastra ile Komenos kelimesinin birleşmesinden oluşan ve Komenosların kalesi anlamına gelen Gatra-Komen oluşur. Bu deyimde daha sonra Kastamonu’ya dönüşmüş olabilir.

Dördüncü görüş ise, o zamanda yaşamış olan bir toplumun dilsel kullanımını yansıtır:DSC06442  Kastamonu’da Kestan isimli bir kavim yaşıyordu ve polis kelimesi de şehir anlamında kullanılıyordu. Bu iki kelimenin birleşmesiyle Kestan-Polis deyimi çıkmaktadır. Bu deyimde zamanla değişerek Kastamonu olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Temellendirilmiş bu dört görüşün dışındaki efsaneleşmiş olan öykü ise şöyledir:

Rivayete göre Bizans imparatorlarından Kale tekfurunun kızı Moni’nin, bir Türk komutanına aşık olduğu söylenir. Bir gün, kaleyi fethetmek isteyen Osmanlı komutanlarından olan Atabey Gazi ve ordusu çevreyi kuşatırlar. Bizans askerleri ve komutanlar kaleye sığınırlar. Ancak gösterilen tüm çabalara rağmen Türk ordusu kalenin kapısını kıramaz. Bunu farkeden Moni kalenin surlarına çıkarak sevdiğine nasıl yardım edebileceğini düşünür… O anda hızlıca karar veren Moni, kalenin anahtarlarını Türk Komutanına atar, tam bu esnada babası tarafından yakalanır. Babası kızına öfkeyle “Kastın neydi Moni?” diye bağırır ve zamanla bu söyleyiş Kastamonu haline dönüşür, yörenin adı da bundan böyle bu adla anılır hale gelir.

Kastamonu ilinin adı konusunda halk arasında ve değişik çevrelerde dolaşan pek çok söylenti mevcuttur. Bütün bu rivayetler güzel Türkiye’mizin diğer yörelerinde de mevcuttur. Bunlar Türk insanının sevgi, hoşgörü, azim ve arzularını dile getiren birer halk efsaneleridir ki dünya durdukça güzel ülkemizin şirin, sevimli, duygulu insanlarının ağzında dolaşacak ve kuşaktan kuşağa geçecektir.

[box_dark] KAYNAKÇA[/box_dark]

İlgili Yazılar