Kariyer
Part time iş ilanları
GazeteBilkent
"Türkiye'nin En Büyük Öğrenci Gazetesi"

Kültür - Sanat

10.09.2013

Yazan:

İstanbul Neden Kaybetti?

Geçtiğimiz hafta gündemi oldukça meşgul eden İstanbul’un 2020 Olimpiyatları için ev sahibi ülke olma adaylığı cumartesi akşamı hüsranla sonuçlandı. İstanbul, Buenos Aires’te yapılan oylamada, ilk turda galip gelse de ikinci turda Tokyo’ya yenildi. Açıkçası, ben başından beri bu konuda umutlu değildim. Bunun nedeni son dönemlerde Türkiye’nin gündemini oluşturan Taksim Gezi Protestoları ve Suriye’ye olacak olan müdahaleydi. Yalnız, Japonya’nın Fukuşima Nükleer Santrali’nden çıkan sızıntı ve İspanya’da ekonomik kriz olması Türkiye’nin işini kolaylaştırabilirdi.

2020 istanbul

Benim burada değinmek istediğim esas konu; şehirlerin tanıtım filmleri. Olimpiyatlar için stadyum veya salon daha önemli derken nereden çıktı bu tanıtım filmleri derseniz eğer, tanıtım filmleri önemli idi; çünkü tanıtım filmleri ev sahipliği yapmaya aday ülkenin mevzuyu ne kadar derin özümsediğini ve olimpiyata nasıl bir pencereden baktığını gösterir. Zannediyorum ki; Türkler, doğu-batı köprüsü olmayı çok abartmışlar. Demek istediğim; olimpiyatlara hazırlanıyorsunuz ve bir tanıtım filmi çekiyorsunuz ama bu tanıtım filmi olimpiyatlara ve spora yönelik olması gerekirken, içinde çok az spor içerikli görsel bulunduruyor. Aynı durum İspanya için de geçerli. Bu iki şehrin de tanıtım filminde olması gerekenden çok az sporla ilgili sahne var ve bu, tanıtım filmini izleyenlerde gereken hevesi uyandırmıyor. Fakat aynılarını Tokyo’nun tanıtım filmi için söyleyemeyeceğim ve gerçekten Japonlar neye nasıl propaganda hazırlayacağını çok iyi biliyorlar. Tanıtım filmlerinde, neden olimpiyatlara ev sahipliği yapmak istediklerini ve aynı zamanda spora verdikleri önemi çok güzel anlatmışlar. Japonya; 1 dakikalık tanıtım filminde Tokyo Şehri’ni göstermek yerine 10’un üzerinde spor dalını, geçmiş olimpiyatlardan bu sporları yapan Japon sporcuları ve galibiyetlere sevinen Japon halkının görüntülerini ekrana getirmeyi tercih etmiş. İstanbul’un 1.30 dakikalık tanıtım filminde ise boğaz manzarası ve İstanbul sokaklarının arasına konulmuş 3 spor dalı dikkati çekiyor. Buradan ve sonuçtan da anlaşılan o ki, Japonlar konuyu çok iyi özümsemiş.

tanıtım-filmi-istanbul-2020

İstanbul’un tanıtım filminden bir sahne

Sonuca gelirsek, bu durumu ben olağan karşılıyorum; çünkü Türkiye’de reklamcılık ve tanıtım sektörü yurtdışına göre daha çok yeni. Demek istediğim; İngiltere’deki ilk reklam ajansı 1812‘de açılırken, Türkiye’deki ilk reklam ajansı 1964’te açılıyor. Aradaki farkı artık siz düşünün. Umarım, İstanbul ve Türkiye aday olmayı düşündüğü gelecekteki uluslararası organizasyonlarda daha başarılı olur ve olimpiyatlarda yaptığı hataları tekrarlamaz.

Her üç şehrin tanıtım filminin bulunduğu videoyu izleyebilirsiniz;

http://www.youtube.com/watch?v=gG7_zc4kXIQ


Yazar hakkında

Nergis Ayan
Nergis Ayan
İşletme 4. sınıf öğrencisi.




Yorumlar


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


 
 

 
Nazım Hikmet

Nazım Hikmet’in Türkiye’den Kaçışı -II

Kaçış Planının Uygulanışı Üçüncü olanağı uygulayabilmek için iki yol vardır: Ya Karadeniz’de ticaret yapan bir motorla yola çıkacaklardı ya da sürat motoru alacaklardı. Birinci yolu uygulayabilmek biraz s...
Engin Enes Can
0

 
 
kafka-the-castle-cover

Kafka ve Şatosu

Camus, “Kafka’nın tüm sanatı okuru yeni baştan okumak zorunda bırakmaktır” der Sisifos yazılarında. Bir yazar düşünün, öyle birini düşünün ki, her cümlesinden onlarca anlam çıkabilsin hatta çıkan anl...
Dilara Keçeli
0

 
 
arkadas

Acılı Lahmacun Tragedyası

Sayın bayan dursanıza gözünüze kuş kaçmış Tarif edilemez bir acı var mıdır? Mesela bir dert lahmacunun acısına eşdeğer midir? Paprika kadar veya isotun o ağız yakan tadı kadar acıtır mı insanı kederleri? ...
Günce Demirci
0

 

 
023f32d6350d7544468c3050b668d10b

Mayıs Ayı Edebiyat Seminerleri

5 Hafta 5 Roman Franz Kafka’dan Dava, Albert Camus’den Yabancı, John Fowles’dan Fransız Teğmenin Kadını, J.M. Coetzee’den Yavaş Adam ve Haruki Murakami’den Sahilde Kafka romanlarının ele alınacağı; Sedat Si...
Nil Koza
0

 
 
nazim-hikmet

Nazım Hikmet’in Türkiye’den Kaçışı -I

    Bugün, Nazım Hikmet’in Türk vatandaşlığından çıkarılmasının üzerinden tam tamına altmış beş yıl geçmiş. Yeniden Türk vatandaşlığına alınmasının üzerinden ise sadece yedi yıl… On b...
Engin Enes Can
0

 
 
Otto Piene (1928 - 2014) Karanlıkta İki Dalga, 1963 Tuval üzerine yağlıboya ve is 100 x 100 cm

“Selfie” Sanat İçin midir Yoksa Toplum İçin mi?

II. Dünya Savaşı sonrasında gelen yıkıma ve olumsuzluğa bir cevap olarak 1957’de Düsseldorf’ta doğan ZERO akımı, bir avuç genç sanatçının savaşın durağanlığa sürüklediği sanat ortamında eserlerini s...
Anıl Tahmisoğlu
0