GazeteBilkent
"Gazeteciliğe Bilkent'i, Bilkent'e GazeteBilkent'i getiriyoruz!"

Kültür - Sanat

09.11.2012

Yazan:

Hande Altaylı – Kahperengi

“Bazen başladığın yere dönebilmek için dünyayı dolaşman gerekiyordu.”

Elinize aldığınızda bırakamayacağız bir kitap düşleyin. İçinde hayatı barındıran, bir yandan üzerken; bir yandan mutlu kılan. Öyle bir roman olsun ki o, akıcılığıyla sarıp sarmalarken sizi, bir de şahit etsin yaşananlara. Kahramanla birlikte geçmişe gidin, sonra şimdiye misafir olun. Onun gözleri ayna olsun size ve onun anlattıklarıyla bakın çocukluğuna; gençliğine, ilk aşkına ve dostuna.

Elinizde tutarken onun bir kitap olduğunu unutup; bir dost sohbetine katıldığınızı düşüneceksiniz. Hande Altaylı’nın “Aşka Şeytan Karışır” ve “Maraz” adlı romanlarından sonra 2012 Nisan’ında yayınlanan üçüncü romanı “Kahperengi” işte tam bu tanımları karşılıyor. Aylardır çok satanlar listesinden inmeyen roman; aşk, nefret, kıskançlık temalarını geçmişle harmanlayıp kadere ve hayata yöneltiyor sitemlerini.

Her kitapçıya gittiğimde o dolu dolu rafların arasında dolanırken hep kendi kendime mırıldanırım “bu kadar çok kitap var, hepsini okumak istiyorum ama mümkün mü bu” diye. Hepsinin kapağı ayrı, baskısı ayrı, kokusu ayrı, vaad ettikleri ayrı. Yüzlerce kitap işte, hepsi de özel bir yere sahip olmak için alınmayı bekliyorlar raflarda. Adını bir yerlere not ettiğim kitaplara daha özel bir ilgiyle yaklaşıyorum ben. Yazın sonlarında Kahperengi’yle alakalı çok alıntı görmeye başlamıştım sosyal medyada. Paylaşılan birkaç satır da merakımı arttırmıştı çünkü yalınlığına rağmen gerçeği getiriyordu gözlerimin önüme.“Herkesin kıymeti kendine koptuğundan ve herkesin yangını kendini yaktığından içinde olduğunuz karanlığın ne kadar koyu olduğunu kimse görmez. Geçer derler sadece bilmiş bir tavırla, geçer merak etme. Doğrudur söyledikleri gerçekten de geçer ama ancak sen tek başına o karanlıkta yeterince uzun süre yürüdükten sonra.” Merak her şeyidir ya insanın, böyle almıştım Kahperengi’yi kitapçı raflarından işte.

Küçük bir Ege kasabasının azla yetinemeyen insanlarına, kan bağının aile ettiği sevgisizleşmeyi ana meseleleri yapmış insanlar topluluğuna, hayata dair umutları olan Narin’e tepki koyan Kahperengi algı biçimlerini ve büyümeyi anlatıyor bugünle dün arasında gidip gelerek. Kullandığı dilin açıklığına karşı öyle büyülü anlatımlarla betimlemeler sunuyor ki yazar, etkisine kapılmamanız imkânsız. Narin’in ailesini anlatırken elinden tutup, ona güç vermeye çalışıyorsunuz. Bugünü etkileyen eski aşk meselesinin girdaplarına savrulabiliyorsunuz Narin’le beraber. Gel-gitler yaşatıyor Narin’in duyduğu acı, özlem ve nefret ne zaman karışırlarsa birbirlerine. Dibine kadar mutsuzluğa boğulmuş ailesinde buluyorsunuz Narin’i. Ayrılığın, acının, kıskançlığın ortasında, çevrenizde şahit olamayacağınız bir dostluğa dokunabiliyorsunuz kalbinizle. İçinde biriktirdiği duygu durumları kumbaraya biriken bozuk paralar gibi boğazda düğümleniyor.

Romanın içinde aşk dokusu büyüyor, kurguyla derinleşiyor. Hande Altaylı’nın diğer romanlarını da okunacaklar listesine ekledim bile ben. Bir ara duyduğum bir habere göre “Kahperengi” dizi olacaktı. Tutan kitaplara ve aşk hikâyelerine sevdalı olan çok yapımcı olunca Türkiye’de bu da olur diyorum. Ancak benim tavsiyem televizyona düşmeden değebilmeniz içine. Sonra birgün televizyonda gördüğünüzde çok hafif kalacaktır hissedebileceğiniz her şey.


Yazar hakkında

Gülce İpci
Gülce İpci
İletişim ve Tasarım son sınıf öğrencisi. Sanatsal Etkinlikleri çok sever.




Yorumlar


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


 
 

 
galeri_35

Sonbahar… BSO ve Guy Braunstein ile Birlikte Yılın En Güzel Gülümsemesi

Bilkent Senfoni Orkestrası ve günümüzün en iyi klasik müzik sanatçılarından biri olan Guy Braunstein, Vivaldi ve Brahms’ın mükemmel eserleriyle 18 Ekim akşamımızı unutulmaz bir sonbahar gecesine çevirdi. B...
Gülnihal Özcan
2

 
 
DSCF6028

Güzel Nevşehir

Yavaş yavaş; hareketli günlerin, sınavların başladığı zamanlardayız ve biliyorum ki daha şimdiden tatil yapmayı çok özledik. Ben de bu yüzden, sizlere hafta sonunda bile gidip gezebileceğiniz, değişik deneyiml...
Özgecan Altın
0

 
 
images (2)

CerEdebiyat Başlıyor!

CerModern’i ve etkinliklerini, sanata düşkün Ankaralılar iyi bilir. Sadece sanatseverlerin değil edebiyatseverlerin de, zaten bence bu ikisi ayrılmaz bir bütün, gönlünü yapmayı iyi bilen CerModern, “CerE...
Yağmur Yıldızhan
0

 

 
1

24. Akbank Caz Festivali

Şehrin yaz halini biliyoruz, peki ya caz halini? Türkiye’nin uzun soluklu ve en önemli müzik festivallerinden biri olan 24. Akbank Caz Festivali, 23 Ekim ile 2 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek...
Biriz Özbakır
0

 
 
buena vista

Buena Vista Social Club Orkestra’dan Veda

“Adios Tour” diye adlandırdıkları dünya turnesi ile 16 yıllık müzik kariyerlerini noktalayacak olan Buena Vista Social Club Orkestrası, turne kapsamında 23 Ekim’de Ankara’da ve 24 Ekim’de İstanbul’...
Betül Urgancı
0

 
 
sahne

Shakespeare Zorda, Biz de Öyle!

  Ankara Devlet Tiyatrosu’nun bu sezon yepyeni ve mükemmel oyunlarla perdeyi açtığını duymuştum fakat “Shakespeare Zorda”yı izledikten sonra buna emin oldum. Diğer yeni oyunları da izlemek için sabırs...
Ayşenur Mulla
0