İstanbul Şehir Tiyatrosu 100.Yıl Kurumsal Logo

İstanbul Şehir Tiyatrosu 100.Yıl Kurumsal Logo

2014 yılına girmekle birlikte 100. yılını kutlayan İstanbul Şehir Tiyatroları; 100 yıllık sanatsal geçmişi, İstanbul’un kültürel yaşamına katkıları , düzenlediği etkinlik ve festivallerle birlikte Türk  ve dünya tiyatrosunun önemli dinamo taşlarından bir tanesidir. 1914 yılında ‘Güzellikler Evi’ anlamına gelen “Darülbebayi” adıyla kurulan kurum bugün İstanbul’un dört bir yanında bulunan  ve toplam kapasitesi 2.751 olan 10 sahnesinde uyguladığı düşük fiyat politikası ile  İstanbul halkına tiyatro izletme imkanının yanı sıra yazarlar, şairler ve tiyatro oyuncularının soruları yanıtladığı ücretsiz paneller ve ‘Uluslararası İstanbul Mekan- Tiyato Festivali’ gibi festivallerle adından söz ettirmektedir.

[box_light]Darülbedayi’nin Kuruluşu[/box_light]

Dönemin İstanbul Belediye Reisi Cemil (Topuzlu) Paşa, İstanbulluların kültür ihtiyacını karşılayacak bir konservatuar kurmak ister ve bu amaçla belediye meclisinin kabulü ile 3000

İlk Oyun 'Çürük Temel'

İlk Oyun ‘Çürük Temel’

liralık bir ödenek ayrılır. Fransız tiyatro adamı Andre Antoine ile üç aylık bir sözleşme imzalanır. Konservatuar, Antoine önderliğinde müzik ve tiyatro bölümleri olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine İstanbul’dan ayrılan Andre Antonie sonrasında Darülbedayi kapanma tehlikesi ile karşı karşıya gelir. Zamanın Belediye Başkanı İsmet (Canbolat) Bey bir yönetmelik hazırlanmasını ister. Kasım 1914’te başlayıp Ocak 1915 yılında biten çalışmalar neticesinde otuz yedi maddeden oluşan bir yönetmelik tasarlanır. Bu yönetmelik ile birlikte Ali Ekrem (Bolayır) tarafından bulunan ve ‘Güzellikle Evi’ anlamına gelen Darülbedayi adını alan topluluk yalnızca bir okul değil ayı zamanda profesyonel bir şekilde oyun sergileyebilen bir kimliğe bürünür. İlk temsilini Hüseyin Suat’ın Emile Fabre’den adapte ettiği Çürük Temel (La Maison d’Argile) ile yapan Darülbedayi temsillerini Rıdvan Paşa tarafından yapılan Tepebaşı’ndaki binada sergilemeye başlar. 14 Mart 1916’da para sıkıntısı nedeni ile musiki bölümü kapatılan Darülbedayi 1917 yılından sonra yardım olarak aldığı 3000 lira, 1000 liraya indirilir. Bu yıllarda Darülbedayi ilk yerli piyesi (Halit Fahri Ozansoy’un Baykuş adlı manzum dram) sergiler.

Bütün bunlardan sonra, 31 Mart 1920’de belediye başkanlığınca hazırlanan otuz üç maddelik yönetmelik ile Darülbedayi yalnızca temsiller veren bir topluluk haline çevrildi. Bu yeni durum neticesinde sanatçılarla yönetim arasında anlaşmazlıklar oluştu ve daha sonra yeni bir tiyatro (Yeni Sahne) kuracak olan sanatçıların önemli bir kısmı topluluktan ayrıldı. 1927-1928 tiyatro döneminde topluluğun başına geçen Muhsin Ertuğrul 1949 yılında görevini bırakan dek topluluk disiplinli ve düzenli bir kimliğe büründü ve yerli eserlere daha fazla yer ayırmaya başladı. 1928-1929 döneminde beş 1932-1933 döneminde ise yedi eser sergiledi. Devam eden süreçte sahnelenen Türk eserlerinin sayısı sürekli arttı. 1930 yılında TBMM’DE kabul edilen yasa neticesinde tiyatro binası yapmak ve topluluğun kurmak görevi tümüyle belediyelere verildi ve 1924 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları adını alan Darülbedayi doğrudan belediyeye bağlandı.

[box_light]İstanbul Şehir Tiyatroları’na Geçiş[/box_light]

Türk Tiyatrosu'nda devrim yaratan Muhsin Ertuğrul

Türk Tiyatrosu’nda devrim yaratan Muhsin Ertuğrul

1934 yılından sonra İstanbul Şehir Tiyatrosu adıyla anılmaya başlayan ve başında Muhsin Ertuğrul’un bulunduğu topluluk ‘3 defadan 100 defaya’ sloganını gerçekleştirdi. Bu amaçla her oyun için temsil sayısı artırıldı. 1926’da Hamlet en çok 7 defa arka arkaya temsil edildi ve bu sayı 1959’da 170’e çıktı. 1971-1972 mevsiminde yaklaşık 3 milyonluk bir şehirde Şehir Tiyatroları’nın seyirci sayısı 310.000 di ve temsil başına ortalama 270 seyirci düşmekteydi. Molière, Goldoni, Schiller gibi klasiklerin yanı sıra Pirandello, Chekhov, Shaw, Dostoyevski, Tolstoy, Ibsen, Gorki‘den çağdaş yazarlara kadar batı dünyasının birçok eseri de Şehir Tiyatroları sayesinde halka tanıtılıyordu. 1949 yılında görevini bırakan Muhsin Ertuğrul 1959 yılında tekrar topluluğun başına getirildi ve tiyatroyu burjuvazi kimliğinde ayırıp halkın ayağına götürmek amacıyla Kadıköy, Üsküdar, Fatih ve Zeytinburnu Tiyatroları kurdurdu. Bir çok oyun yazarının ilk eserlerini sergileme imkanı bulduğu Şehir Tiyatroları son yıllarda yerli ve yabancı yazarlardan oluşan geniş bir repertuar ile sadece İstanbul halkına ulaşmakla kalmayıp, turneler yoluyla diğer kentlerdeki tiyatro severlere perdelerini açıyor. Günümüzde İstanbul’un dört bir yanında dağılmış olan on sahnesi olan Şehir Tiyatroları her gün 2000 civarında İstanbul seyircisine oyunlarını sergiliyor.

[box_dark] KAYNAKÇA[/box_dark]

  • http://karakumpanya.wordpress.com/2012/11/24/35/
  • http://www.sanathayati.tv/istanbul-sehir-tiyatrolari-genel-sanat-yonetmeni-hilmi-zafer-sahinle-konustuk/
  • http://www.ibb.gov.tr/sites/sehirtiyatrolari/tr-TR/Sayfalar/AnaSayfa.aspx

Leave a Reply

Yazıcı Tamiri Sigma Defence Ankara Kız Yurdu